• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL

Kuzuların sessizliği

Gazeteci Şükrü AĞIRMAN-0532 250 51 49

Gazeteci Şükrü AĞIRMAN-0532 250 51 49

E-Posta : sukruagirman@gmail.com

 Şükrü AĞIRMAN köşe yazısı

13 Kasım 2013-Antalya

 

Kuzuların sessizliği

 

Tarihler 15 Ekim 2013 gününü gösteriyordu. Hava karanlıktı. Bir Kurban Bayramı sabahına uyanacaktı. 05.37'deki sabah ezanı okunmamıştı.

 

Birden yatağından fırladı. “Ne oluyor lan” dedi kendi kendine. Telefonu çalıyordu. Gün içinde gelen her türlü mesajı kaçırmamaya çalışıyordu. O nedenle mesaja zil sesi olarak bir müzik parçası seçmişti telefonunda.


O müzik gürültülü bir müzikti.
 

Ekrana boş boş baktı.

 

Oda, cep telefonunun ışığıyla aydınlanmıştı.

 

CHP Antalya Milletvekili Avukat Gürkut Acar diye bir adam bayram mesajı göndermişti. Mesajın başına da “Gecenin en karanlık zamanı, sabahın en yakın zamanıdır" yazmıştı.

 

Sabahın beşinde mesaj gelmesine söve söve uyumak istedi lakin artık gözüne uyku girmiyordu. 5-10 dakika sonra ezan okunmaya başladı. Hepten uyandı ve sinire kesti.

 

Güneş doğmadan polis bile operasyon yapamazken, acar milletvekili siyaset operasyonuna başlamıştı. Bayram üzerinden siyaset yapan bu adamı boğazından sıkıp sallamak istedi.

 

"Bu mesajı yazanın az biraz dini bilgisi olsa bayram namazının sabah namazından çok sonra kılındığını bilirdi" dedi kendi kendine.

 

Karısı, "Sakin ol hayatım" diye söylenirken o da acar milletvekiline kızgınlık ifadeleri dolu bir e-mail attı. Belki kendisini anlar diye düşündü.

 

Vekil adamı düşündü. Bu adam canı sıkılıp yazdığı köşeyazılarını ona buna elektronik şekilde postalayan yaşlı bir adamdı. İşine gelen konuda meclise önerge veriyordu.

 

Birden “Mecliste işine gelen değil aklına gelen konu için önerge verse iyi iş yapar aslında” diye içinden geçirdi.

24 Temmuz 2013’te Sansürün Kaldırılışı ve Basın Bayramı’nın yıldönümünde bir gazeteci soru sorduğu için saldırıya uğramıştı.

 

Partilisi eski ilçe başkanı-yeni belediye başkan aday adayının ve ekibinin gazeteciye saldırısı sonrası bu acar ve yaşlı adam acaba ne yapmıştı.

Oysa gerçekte kafasını kuma gömüvermiş ve milletin vekili olduğunu o an için unutmuş, bir zümrenin bir gurubun vekiliymiş gibi kılını dahi kıpırdatmamıştı.

 

Geçmiş olsun diye gazeteciye mesaj dahi geçmemişti.

CAHAPELİLERİN dediği gibi “AKAPELİLER” yapsa saldırıyı, şimdiye belki on kez önerge verebilirdi. Yazılan önergelerde de ne basına yapılan saldırılar kalırdı, ne medya üstündeki hükümet baskıları, ne basının özgürlük muhabbeti…  

 

Yatağından eşiyle birlikte uyanan adam "Gecenin en karanlık zamanı sabahın en yakın zamanıdır" yazan mesaja baktı elleri titreyerek.

Güneş doğmadan, karga bokunu yemeden kendisine coğrafya dersi öğretmeye kalkan mesajı sildi bir çırpıda.

 

Günler günleri kovaladı. "29 Ekim’de de aynı şey olur mu?" dedi . "Yok canım" dedi kendi kendine. "Acar vekil bu hatayı bir kez daha yapmaz" dedi kendi kendine. 28 Ekim akşamı gece saat biri geçmişti yani artık gün 29 Ekim’e dönmüştü. Bir mesaj daha geldi o telefona.

 
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı acar adam sabaha karşı kutluyordu. 
 

Artık adam çıldırmak üzereydi. Bu vekil ne yapmak istiyordu. İnadına mı sabaha karşı mesajlar atıyordu. Şöyle bir düşündü. Yakın da Kabotaj Bayramı veya bir kutlama var mıydı? 10 Kasım geldi aklına.

 

O gün geldiğinde artık telefona bir garip bakar olmuştu.

10 Kasım’a yaklaştığı gün artık telefondan korkar olmuştu. "Ne olursa olsun lan" diyerek 9 Kasım saat akşam 9 gibi telefonunu sessize aldı. Annesi, “Yavrııımm, yardım et” dese, karısı “Hayatım sana ulaşamıyorum” dese belki duymayacaktı ama olsundu.

 

Bir kere herşeyi göze almıştı. O mesajla uyanmayacaktı. Acar milletvekili tutar yine sabaha karşı mesaj atar, kendisini uyandırır diye sessize aldığı telefona baktı ve sıcacık yatağının içine gömüldü. 

İzlenme: 967 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

ANTALYA - HAVA DURUMU

ANTALYA