• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL

Sahilleri tam da böyle koruyorlar!

sahilleri-tam-da--boyle-koruyorlar

Antalya’nın Aksu ilçesinde halka ait sahillerin oteller tarafından işgal edilmesine karşı savaş açan vatandaşa belediyeden ‘ilginç’ yanıt: ‘Kaçaklar tespit edildi. Makine parkımız yetersiz. Yıkım için defalarca ihale yaptık katılan yok. Katılım olmadığından ihaleler iptal edildi
21 Eylül 2020 Pazartesi 16:00


 

Her etkinliğe binlerce lira para harcayan belediye; yıkım için bir makine bile alamamış, yıkım ihalelerine de katılan olmamış!

 

Sahilleri tam da



böyle koruyorlar!

 

Antalya’nın Aksu ilçesinde halka ait sahillerin oteller tarafından işgal edilmesine karşı savaş açan vatandaşa belediyeden ‘ilginç’ yanıt: ‘Kaçaklar tespit edildi. Makine parkımız yetersiz. Yıkım için defalarca ihale yaptık katılan yok. Katılım olmadığından ihaleler iptal edildi

 

HABER: Şükrü AĞIRMAN

Azimli vatandaş

Antalya’da özellikle Muratpaşa ilçesi Meltem bölgesindeki işgallere karşı açtığı ve kazandığı savaş ile tanınan vatandaş Yusuf Bölük, turistik sahillere ve Kundu oteller bölgesine sahip Aksu ilçesindeki sahil işgallerine el attı. Antalya Valiliği, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve ilgili birimleri, Aksu Kaymakamlığı, Aksu Belediyesine dilekçelerle ve mektuplarla çeşitli defalar başvuruda bulundu. Otellerin işgali nedeniyle yaklaşık 5 km’lik sahile sahip Aksu’da vatandaşın denize girebileceği sadece 4 küçük alan kaldığına dikkat çekti.  

 

Talepler açık, işlem yapan yok

Bölük verdiği dilekçelerinde; sahilde tamamı kaçak olan yapılarla otellerin kaçak eklenti bölümlerinin yıkılmasını, yapı kayıt belgelerinin incelenmesini, yapı kayıt belgesi olmayanların ya da geçerli yapı kayıt belgesi bulunmayanların tahliye edilmesini ve yıkımının gerçekleştirilmesini, böylece otellerce neredeyse tamamen işgal edilen sahillerin halka açılmasını istedi. Ancak dilekçe verdiği kurumlar, kıyı kenar çizgisinde yaşanan sahil işgallerini sonlandırmak yerine, âdeta topu ya taca ya da birbirlerine attı.

 

Belediyenin ilginç çaresizliği!

Verilen dilekçeler sonrası AK Partili Halil Şahin başkanlığındaki sorumlu belediye Aksu; kaçak yapıları neden yıkamadığını evlere şenlik bir yanıt ile itiraf etti! Yanıtta, sahillerdeki işgallerin tespit edildiği ve encümenden yıkım kararı alındığı vurgulanarak “Kıyı kenar çizgisi ile deniz arasında kalan yerler ile ilçemizin yapılan diğer kaçak yapıların yıkımı için Belediyemiz makine parkında bulunan iş makinelerinin yetersizliği nedeniyle defalarca hizmet alımı ihalesi yapılmış, katılım olmadığından ihale iptal edilmiştir…” denildi!

 

Sahiller halka kapatılmış durumda

Bilgi edinme dilekçesi yazılan kurumlardan bazıları ise âdeta esnek cevaplar verdi. İşgallerle ilgili sorulara ve sorunun çözümüne dair net yanıtlar veremedi. Yusuf Bölük’ün ‘4 bin 689 metre sahil uzunluğuna sahip Aksu’da; otellerin işgali sonrası halkın kullanımı için geriye ne kadar uzunlukta sahil kaldı’ sorusuna Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlâk Dairesi Başkan Vekili Oğuzhan Sürmeli “Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır” ifadesiyle cevap verdi! Oysaki otellerin işgal ettiği sahillere girmek isteyenler, güvenlik engeline takılıyor.

 

İtirafın böylesi

Sahillerdeki işgallerin neden kaldırılmadığına dair dilekçedeki sorular sonrası; Aksu Belediyesi Başkan Yardımcısı Yusuf Koçyiğit imzalı 12 Eylül 2019 tarihli verilen yanıtın ilk paragrafında “İlgi yazınız ekindeki şikâyet dilekçesinde bahsedilen alanlar ile ilgili; ilçemiz hudutları içerisinde kalan yerlerin kıyı kenar çizgileri belirlenmiştir. Kıyı kenar çizgisi ile deniz arasında kalan yerlerde Kıyı Mevzuatına aykırı yapılaşma mevcuttur ve bu konu tutanaklarla tespit edilmiştir. Kıyı kenar çizgisi ile deniz arasında kalan yerlerde yapılan kaçak yapılar tespit edilerek Kaçak Yapı Tespit Tutanağı düzenlenip, haklarında işlem yapılmak üzere Belediyemiz Encümenine havale edilmiş, Encümenimizce 3194 sayılı İmar Kanununun 32. Maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanununun ilgili maddeleri gereği “YIKIMINA” kararı verilmiştir. Kıyı kenar çizgisi ile deniz arasında kalan yerler ile ilçemizin yapılan diğer kaçak yapıların yıkımı için Belediyemiz makine parkında bulunan iş makinelerinin yetersizliği nedeniyle defalarca hizmet alımı ihalesi yapılmış, katılım olmadığından ihale iptal edilmiştir…” ifadelerine yer verildi. “…Kıyı kenar çizgisi ile deniz arasında kalan yerler ile ‘ilçemizin yapılan diğer kaçak yapıların yıkımı’ için…” ifadeleriyle, sadece sahillerde değil, belediyenin sınırları içerisindeki tüm alanlarda kaçak yapıların yıkılamadığı itiraf edilmiş oldu.

 

Yapı Kayıt Belgesi muamması

Yusuf Koçyiğit imzalı yanıtta, 6 Haziran 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yapı Kayıt Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların ilgili maddelerine de göndermede bulunularak, yapı kayıt belgesi müracaatına ilişkin ilginç bir ifade daha dikkat çekti. Yanıt dilekçesinin bu bölümünde aynen “…Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, Yapı Kayıt Belgesini alan yapı maliklerinin hangi sürede ilgili Belediye Başkanlığına vereceklerine dair bir hüküm yoktur. Yapı Maliki Yapı Kayıt Belgesini aldığı günde Belediyeye verebilir, Kaçak yapı yıkım ekibinin yapıyı yıkmaya geldiği an da verebilir. Belediye yetkilileri tarafından yapı maliklerinin Yapı Kayıt Belgesini başvurduğunu, hangilerinin Yapı Kayıt Belgesinin ücretini ödediğini ve Yapı Kayıt Belgesinin aldığını kontrol etmesi mümkün değildir. Ancak Yapı Kayıt Maliklerinin, Yapı Kayıt Belgesini Belediye Başkanlığına vermeleri ile kontrolü mümkündür. Dolayısıyla, 3194 sayılı İmar Kanunu, 3621 Sayılı Kıyı Kanunu ve 775 Sayılı Gecekondu Kanunu gereği mensup işletmelere ait tesislerin mülkiyet sınırları dışarısındaki Kamuya ait alanlarda bulunan müştemilatların kaldırılması ve irdelenmesi idaremiz sorumluluğundadır. Bilgilerinize arz ederim” ifadelerine yer verildi.

 

Burada âdeta suç işleniyor

Vatandaş Yusuf Bölük konuyla ilgili şöyle konuştu: “Aksu Belediyesi; kıyı kenar işgalleri ile ilgili yıkıma karar verildiğini, ekipman yetersizliğinden ihale yaptıklarını, ihaleye katılımın olmadığını savunuyor.  Yuvarlama cevaplar verilip bahaneler üretiliyor. Otellerin kaçak bölümlerine ecrimisil alınmak suretiyle seyirci kalınıyor. Kıyı Kenar Komisyonunun sahil işgali tespiti sonrası sorumlu olan kurum Aksu Belediyesi; 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında yıkım için Aksu Kaymakamlığına ya da Antalya Valiliğine bir talepte bulunmak zorunda. Ancak Aksu Kaymakamlığı; kendilerine Aksu Belediyesinden, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden, yine bu müdürlüğe bağlı Batı Antalya Milli Emlâk Şube Müdürlüğünden olmak üzere hiçbir kurumdan yıkım için bir talep ve müracaat alınmadığı yanıtını verdi. Burada sahiller işgal edilerek âdeta bir suç işleniyor ve bu yapanın yanına bir şekilde kâr kalıyor. Devlet kurumları adım atmadığı takdirde ben kendim bizzat savcılığa giderek işgalciler, sorumlular ve görevlerinin gereklerini yerine getirmeyenler hakkında suç duyurusunda bulunmak zorunda kalacağım.

 

Kamu düzeni sağlanmalı

Kurumlar tarafından işgalciler hakkında, Türk Ceza Kanununun 154’üncü maddesi kapsamında suç duyurusunda bulunulması gerekiyor ancak bu konuya ilişkin sorularıma hiçbir kurum cevap veremiyor. Otellerin kiralama ve tahsis alanları bellidir. Araziden ve üzerindeki yapıdan dolayı bir ecrimisil alınarak, otellerin işgal ettikleri alanlara göz yumulamaz. Bu otel alanları ile deniz arasında kalan bölüm Hazine arazisi ve kıyı kenar çizgisi alanıdır. Havuzlar, plaj, güneşlenme alanları, aktivite alanları ise tam da kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanda, halka ait sahil işgal edilerek yapılmış durumdadır. Halk olarak bu sahillere giremiyoruz, yüzemiyoruz. Birileri bu sahilleri kapatarak rant elde ediyor. Ben bu konuda çeşitli kurumlara başvurular yaptım. Ayrıca dilekçelerim sonrası Aksu’da İmardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Yusuf Koçyiğit hakkında belediyeden soruşturma açılması talebinde de bulundum. Talebime nedendir bilinmez ama bir cevap veremediler. Antalya’da sahiller halkın mı yoksa rant peşinde koşanların mı? Bu işgal sorunları çözümlenerek, kamu düzeninin korunmuş olduğu halka gösterilmelidir.

 

Halk nerede denize girecek

Antalya’nın 5 merkez ilçesinden biri olan Aksu’da turistik bir yer olan, oteller bölgesini içinde barındıran Kundu ve Kemerağzı mahallerinin sahil uzunluğu 4 bin 689 metredir. Yaklaşık 5 kilometre sahil uzunluğu olan ilçede ve sahil kenarında yoğun yapılaşma olmasına karşın, halk için arada derede sıkışmış, 4 tane denize girilebilecek plaj ancak yapılabilmiştir. Oysa ki kanunlar sahilleri koruma altına almış ve deniz ile kara arasında kalan 100 metrelik mesafe 3621 sayılı Kıyı Kenar Kanunu ile koruma altına alınmıştır. 3621 sayılı kanun gereği oluşturulan Kıyı Kenar Komisyonu; her yıl sahillerde denetimlerini yapmak ve haksız işgalleri tespit ederek gerekli yasal mevzuatı uygulamak zorundadır. Aksu ilçesinde 3621 sayılı kanun haricinde, 3194 sayılı İmar Kanunu gereği yapılan planlamada; yeşil alan, çocuk parkları ve rekreasyon alanı olarak ayrılan alanlar da işgal altında olup 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi, 32. maddesi ve 42. maddesi kapsamında âdeta suç işlenmektedir.

 

Kurumlar görevini yapmalı

Devletten tahsisli alan dışında kalan, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 3621 sayılı Kıyı Kenar Kanunu kapsamında kalan  Kemerağzı Mahallesi 13370 ada 1 parsel; 581 bin 830 metrekaredir. Bu alan ile Kundu Mahallesi 13551 ada 79 parseldeki 159 bin 308 metrekarelik alanlar; Hazine mülkiyetinde olan alanlardır. İki alan da Aksu’da sahil alanıdır. Bu alanların işgallerini önlemek ve 3091 Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında gereğini yapmak, başta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, bu müdürlüğe bağlı Batı Antalya Milli Emlak Şube Müdürlüğü, Aksu Kaymakamlığı ve Antalya Valiliğinin asli görevidir. Türk Ceza Kanunu 154. madde kapsamında hakkı olmayan bir yere tecavüzden dolayı Cumhuriyet Başsavcılığına işgalciler hakkında suç duyurusunun yapılması gerekir.

 

Belediyeye sorular

Yaklaşık 5 kilometrelik sahil boyunca, Kıyı Kenar Kanunu ve İmar Kanununa aykırı yapıların yıkımı ve temizlenmesinden birinci derecede Aksu Kaymakamlığı ve Aksu Belediyesi sorumludur. Kayda değer bir yapının olmadığı işgalleri kaldırmak için ihale açmak ve ‘ihaleye giren olmadı’ demek olası bir bahanedir. Merak ediyorum; Aksu Belediyesinin açtığı diğer ihalelere firmalar girmiyor mu? Bu kadar basit bir işgali ortadan kaldıracak ekipman mı yok belediyenin elinde?! Bu kadar basit bir işlemi yapamayan belediye diğer sorumluluklarını nasıl yapmaktadır, inanın ben de merak içindeyim?

 

Neden yapamıyorlar?

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Antalya Valiliği; sorumlu olan ilçe belediyesi yasal süre içerisinde yükümlülüklerini getirmemesi ya da getirememesi durumunda, doğrudan işlem başlatmak ve gereğini yapmakla sorumludur. Konu hakkında Antalya Büyükşehir Belediyesine 22 Ağustos 2019 tarih 108879 sayılı dilekçe ile durum bildirilmiştir. Ancak Eylül 2020’deyiz ve Antalya Büyükşehir Belediyesince de dilekçenin gereği yapılamamıştır. Kıyı Kenar Mevzuatı gereği ilgili komisyon tarafından her yıl yapılan denetimler ve tarafımca verilmiş olan dilekçeler sonucunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün de işgallerden haberi vardır ve bugüne kadar hiçbir işlem yapamadığı görülmektedir.

 

Çözümü de verdi

Aksu belediyesi, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve sorumlu kurumlar sorunu çözmede ekipman olarak yetersiz kalıyorlarsa, diğer büyükşehir belediyelerinden yardım isteyelim. Türk Ceza Kanunu 154. maddesi kapsamında, sorumlu olan kurumların işgalciler hakkında suç duyurusunda bulunması gerekir. Bu suç duyuruları yapıldı mı? Yapıldıysa sonuçları ne olmuştur? Kanunlar uygulanmayacaksa neden çıkartılıyor? Bu işgaller ortadan kaldırılsın. Halk rahatça denize girebilsin. Sahiller sadece yurtdışından gelen turistlerin, üç beş kuruş para kazanacak otel sahiplerinin kullanımına açık değildir ve olmamalıdır. İnsanın doğduğu, büyüdüğü, yaşadığı ilçede; istediği yerden denize girememesi, sahillerinin güzelliğinden faydalanamaması ne acıdır!

 

İhbarcılar deşifre ediliyor iddiası

Ne kadar şaşırtıcıdır ki biz vatandaş olarak işgalcileri ihbar ediyoruz, ancak sorumlu kurumlar âdeta seyirci kalıyor. Bütün bu kanuna aykırı olduğuna inandığım işlemlerin perde arkasında neler olduğunu tek tek araştırıyorum. Kanunların yeterince uygulanmadığı, ihbar edenin birilerince bir şekilde deşifre edildiği, ihbarlara gerekli özen ve ilgi gösterilmeyerek gereğinin yapılmadığı bir toplumda kamu düzeninin tamamen sağlanmış olduğundan bahsedileceğini düşünmüyorum. Ben bilgi istiyorum, ihbar ediyorum ancak birileri; ihbar edilen kurum ve kişilere benim kimliğimi ifşa ediyor. Bilgi vermek yerine kimlik bilgilerim ifşa ediliyor. Bunu yapan kurum ve kişiler hakkında da suç duyurusunda bulunmak zorunda kalacağım. İhbarlara neredeyse etkili hiçbir işlemin yapılmadığı, ihbarcıların bir şekilde deşifre olduğu bir toplumda vatandaşın bildirimde bulunma, bildirme, şikâyet etme ve ihbarda bulunması mümkün müdür? Bu durum ciddi bir güvenlik zafiyetidir, kamu düzenine olan güveni zedelemektedir. Antalya’da sahil işgali konusunda çok ciddi bir sorun olduğu ortadadır. Başta İçişleri Bakanlığı olmak üzere sorumlu bakanlıkların ivedi olarak bu sorunlara çözüm bulması gerekir.” 


Haber okunma sayısı: 130



Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

ANTALYA - HAVA DURUMU

ANTALYA