• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL

SAĞLIKTA TALAN OPERASYONLARI DAVASI BAŞLIYOR

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 2002 ile 2007 yılları arasında sağlık sektöründe yaşanan skandalları kapsayan birbiriyle ilişkili 2 operasyonla ilgili iddianameleri hazırladı. İlk duruşma 10 Ekim 2011'de yapılacak. Doktorlar, eczacılar ve kalfaları, reprezant (mümessil) ve bazı vatandaş yargı önüne çıkacak
20 Ekim 2011 Perşembe 15:57

SAĞLIKTA TALAN OPERASYONLARI DAVASI BAŞLIYOR

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 2002 ile 2007 yılları arasında sağlık sektöründe yaşanan skandalları kapsayan birbiriyle ilişkili 2 operasyonla ilgili iddianameleri hazırladı. İlk duruşma 10 Ekim 2011'de yapılacak. Doktorlar, eczacılar ve kalfaları, reprezant (mümessil) ve bazı vatandaş yargı önüne çıkacak

14.09.2011 20:39:39



 

 

2011-ANTALYA


 

 

Sağlıkta adeta temiz eller operasyonu yapılmıştı

 

SAĞLIKTA TALAN OPERASYONLARI DAVASI BAŞLIYOR

 

Antalya da sahte reçete, sahte rapor, sahte heyet raporları, ilaç talanı, ilaç vurgunu, birkaç milyon liralık parasal vurgunun büyük duruşması başlıyor

 

Şükrü AĞIRMAN

39 kişi yargılaacak

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 2002 ile 2007 yılları arasında sağlık sektöründe yaşanan skandalları kapsayan birbiriyle ilişkili 2 operasyonla ilgili iddianameleri hazırladı. İlk duruşma 10 Ekim 2011’de yapılacak. Doktorlar, eczacılar ve kalfaları, reprezant (mümessil) ve bazı vatandaş yargı önüne çıkacak.

 

Ünlü doktorlar da var

Sahte reçete, sahte rapor, sahte heyet raporları, ilaç talanı, ilaç vurgunu, birkaç milyon liralık parasal vurgunun ortaya çıktığı operasyonlar Eylül 2006 ve (Talan Operasyonu) Eylül 2007 tarihinde yapıldı. İlk operasyondan 28 ikincisinden ise 11 kişi yargılanacak. Yargılanacaklar arasında ünlü doktorlar da var

 

Sağlıkta adeta temiz eller operasyonu yapılmıştı

 

Antalya da sahte reçete, sahte rapor, sahte heyet raporları, ilaç talanı, ilaç vurgunu, birkaç milyon liralık parasal vurgunun büyük duruşması başlıyor

 

Şükrü AĞIRMAN

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 2002 ile 2007 yılları arasında sağlık sektöründe yaşanan skandalları kapsayan birbiriyle ilişkili 2 operasyonla ilgili iddianameleri hazırladı. İlk duruşma 10 Ekim 2011’de yapılacak. Doktorlar, eczacılar ve kalfaları, reprezant (mümessil) ve bazı vatandaş yargı önüne çıkacak. Sahte reçete, sahte rapor, sahte heyet raporları, ilaç talanı, ilaç vurgunu, birkaç milyon liralık parasal vurgunun ortaya çıktığı operasyonlar Eylül 2006 ve (Talan Operasyonu) Eylül 2007 tarihinde yapıldı. İlk operasyondan 28 ikincisinden ise 11 kişi yargılanacak. Yargılanacaklar arasında ünlü doktorlar da var

 

 

Doktorlar yargılanacak

Buna göre doktorlar, eczacılar ve çok sayıda sağlık görevlisi resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, örgüt yöneticiliği, resmi kurumu dolandırma suçlarıyla yargılanacak. Davacının kamu olduğu 2011/398 sayılı ilk iddianame Antalya Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Olayın müştekisi Sosyal Güvenlik Kurumu Antalya İl Başkanlığı. Bu ilk iddianame de 28 kişi yargılanacak. Bunlar doktor, eczacı ve sağlık görevlileri. İkinci iddianamede de 11 sanık var. Bu iddianamede kabul edildi. Her iki dosyayı da Antalya Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim Puran hazırladı. Operasyonları, başarılarıyla göz dolduran Antalya Emniyeti Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü dedektifleri yaptı.

 

Dosyadakiler kimler

Dosya da sanık olarak aralarında doktorlarında bulunduğu Yusuf Faruk Doğan, Serkan Alparslan, Tayip Özdemir, Koray Köprülü, Cemal Onur Uçan, Muhsina Doğan, Tolga Ural, Mustafa Korkut Çetinkaya, Hamdi Gencer, Mehmet Şengül, Erol Taşar, Nebi Toktaş, Sedat Tekin, Belgin Yıldıran, Seyitmehmet Aksoy, Orkun Tütüş, Asuman Aysun Kara Ağalar, Sedat Erbinel, Fatma Sitare Akpınar, Bekir Tuncer Çağlar, Mustafa Çelebi, Ömer Kaplan, Gülay Akpınar, Mehmet Hadi Cantemur, Hakan Turay, Tarık Karaağalar, Gözde Petek Koşmaz, Deniz Kutu isimli 28 kişi yer alıyor.

 

Neyden yargılanacaklar

Bu kişiler resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlamasıyla 21 Şubat 2002 ve 31 Ağustos 2006 tarihleri arasında yaşanan iddialardan dolayı yargılanacak. Olay da 15 Eylül 2006’da Erol Taşar ve Tolga Ural tutuklanmıştı. Bu kişiler 24 Ocak 2007 tarihinde tahliye edilmişti. Dosya da iddia, savunma, sigortalı ifadeleri, SGK müfettişi raporları, emanet eşyaları, hastane kayıtları ve tüm dosya kapsamı delil olarak sunuluyor.

 

Haklarında ne isteniyor

İddianame de TCK 158/1-e, 43,53 (İki kez) TCK 204/1-2 43,53, 63 Mad. Tola URAL ve Erol TAŞAR için, TCK 158/1-e, 43, 53 (iki kez) TCK 204/1-2 43,53 Mad. Mustafa KORKUT ÇETİNKAYA, Mehmet ŞENGÜL, Mehmet Hadi CANTEMUR, Hamdi GENÇER, S. Mehmet AKSOY için isteniyor. TCK 210/2 maddesi delaletiyle TCK 204/2,43,53 Mad. Koray KÖPRÜLÜ ve Gözde Petek KOŞMAZ için, TCK 204/1-2 43,53 TCK 158/1-e 43, 53 Bekir TUNCER ÇAĞLAR, Serkan ALPARSLAN, Tarık KARAAĞLAR, Asuman Aysun KARAAGLAR, Gülay AKPINAR, Belgin YILDIRAN, Muhsina DOĞAN, Cemal ONUR UÇAN, Orkun TÜTÜŞ, Sedat TEKİN, Fatma Sitare AKPINAR, Tayip ÖZDEMİR, Yusuf Faruk DOĞAN, Mustafa ÇELEBİ, Sedat ERBİNEL, Deniz KUTU, Nebi TOKTAŞ için isteniyor. TCK 158/1-e 43,53 (4 KEZ); TCK 204/1-2 43,53 Ömer KAPLAN için, TCK 158/1-e 43,53 (3 KEZ); TCK 204/1-2 43,53 Hakan TURAY için isteniyor.

 

Olaylar, SSK Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerinin yaptığı denetimler sonucu, Antalya'da 2002-2007 yılları arasında çok sayıda vatandaşın sağlık karnesinin, bilgileri dışında usulsüz olarak ilaç yazımı ve sahte heyet raporu düzenlenmesi için kullanıldığı ortaya çıktı. Cumhuriyet Savcılığı'nın, müfettiş raporları doğrultusunda yürüttüğü soruşturmada polis, ilk önce ilaç yolsuzluğuna karıştıkları iddia edilen 2'si doktor 7 kişiyi 19 Eylül 2007’de gözaltına aldı. SSK Teftiş Kurulu Başkanlığı'na bağlı müfettişlerinin denetimlerinde, Antalya'da, özellikle tansiyon hastalarına yönelik çeşitli ilaçlar, pahalı antibiyotikler ve heyet raporlarının aşırı şekilde kullanımına yönelik tespitler yapıldı. Bazı hasta sağlık karnelerindeki ilaç alımı ve heyet raporlarının 2005-2007 yılları arasındaki artışlarını tespit eden müfettişlerin, Antalya'da bazı eczaneler ve ilaç mümessilleri kanalıyla ilaç yolsuzluğu yapıldığına yönelik rapor hazırladıkları öğrenildi.

 

Olaydan 7 ay önce soruşturma başlatıldı

Müfettiş raporları doğrultusunda Antalya Cumhuriyet Savcılığı da olaydan yaklaşık 7 ay önce soruşturma başlatırken, yapılan araştırmalarda, ilaç yolsuzluğu ve sahte heyet raporları düzenlenmesiyle birlikte SKK'nın yaklaşık 3 milyon lira zarara uğratıldığı tespit edildi. Olaya karışan kişilerin tespitine yönelik çalışmaları da tamamlayan savcılığın talimatıyla, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince operasyonlar başlatıldı. 'Talan' adı verilen operasyonlarda, bazı hastaların sağlık karnelerine bilgileri dışında bir kısmı pahalı olan ilaçların yazılması ve ilaç paralarının tahsil edilerek SSK'nın zarara uğratılması iddialarıyla ilgili, polis ekipleri 2 doktor, 2 ilaç mümessili, 1 eczacı ve 2 eczane çalışanı olmak üzere 7 kişiyi gözaltına aldı. Ardından gözaltı sayıları arttı.

 

SSK'nın zararı 3 milyon lira

İlacının hazırlanması için sağlık karnesini eczaneye bırakan hastaların bilgileri dışında sağlık karnesi fotokopilerinin alındığı, fotokopiler aracılığıyla ilaç yazımı ve sahte heyet raporu düzenlemesinin yapıldığı iddia edildi. O dönem yetkililer, ilk etapta müfettiş raporlarının tespitine göre, soruşturmada yaklaşık 150-200 sahte rapor ve ilaç yazımı olayının bulunduğunu, gözaltına alınan 2 doktorun ise bu işlemlere yardımcı olmakla suçlandığını belirterek, SSK'nın 3 milyon YTL zarara uğratılmasıyla sonuçlanan olayda ağırlıklı olarak kronik tansiyon hastalarına yönelik pahalı ilaçlar ile antibiyotik yazıldığını söyledi. Operasyonda, çok sayıda sahte heyet raporu belgesi, ilaç kupürü ile ilaçların ismine yazıldığı hastaların sağlık karnesi fotokopileri ele geçirildi.

 

Sahketârlık tespit edildi

İddialara göre her şey şöyle başladı: SSK Başkanlığı Sağlık işleri Genel Müdürlüğü Antalya Sağlık İşleri İl Müdürlüğünün 15 Mart 2006 tarihli yazısı ile Karaöz Sağlık Ocağında görevli Dr. Özgür Cengiz'in yazdığı reçetelerde belirli firmaların ilaçlarının aşırı derecede yazıldığı ve bazı antibiyotiklerin maksimel dozlarının aşıldığı öne sürülüyordu. Ayrıca birlikte kullanım teamülü olmayan antibiyotiklerin aynı reçeteye yoğun bir şekilde yazıldığının reçete kontrollerinde gözlendiği ve araştırılması gerektiği ortaya çıkınca eczacı Nihal Özekici'den bu durumun incelenmesi istendi. Nihal Özekici'nin hazırladığı tevdi raporunda Özgür Cengiz'in reçete örneklerinin Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. F. Fevzi Ersoğ'a sunduğunu, bilirkişi raporunda bazı hastalara bazı ilaçların tıbbi endikasyon sınırlarının zorlayacak şekilde bir çok kez ard arda yazıldığını, bazı ilaçların maksimal dozun üzerinde yazıldığını bildirdi.

 

Reçete sahiplerini dinlediler

Ebe Esin Kabak; Özgür Cengiz'in yanında hasta olmadan ancak raporlu hastaların yakınlarının getirdiği sağlık karnelerine işlem yaptığını, Hemşire Gülsüm Çavuş ifadesinde sahibi yanında olmadan ancak yatalak olan hastaların yakınlarının getirdiği sağlık karnelerine işlem yapıldığını beyan etti. Raporu hazırlayan kişi olan Özekici bu amaçla reçete sahiplerini de dinledi. Raporda reçete sahiplerinden Müştak Butan'ın diyabeti olmamasına rağmen diyabet ilacı aldığı, Nevzat Demir eşi ve kızının ikişer kez sağlık ocağına gittiği halde 5 er kez reçete düzenlendiği ve maksimel dozun geçildiği, Hatice Ceyhan'a ait 2, Hüseyin Alaçamlı'ya ait 5, Aysel Günaslan'a ait 1 reçetenin sağlık karnesinin sayfası olmadığı ortaya çıktı.

 

Sahte raporlar bulundu

Eczacı Nihal Özekici'nin raporunda Hamdi Gençer, Sebahat Gençer, Şahin Deniz, Ayşe Deniz, Selahattin Gültekin, Emine Gültekin, Huriye Ozkaraca, Ramazan Alp, Aliye Akkurt, Makbule Kama, Ahmet Kama, İlyas Kama ve Aysel Günaslan'a ait Antalya Devlet Hastanelerinden verildiği belirtilen Sağlık Kurulu Raporlarının sahte oldukları tespit edildi. Hamdi Gencer, Sebahat Gencer, Ahmet Kama, İlyas Kama, Ramazan Alp, Ayşe Deniz, Şahin Deniz, Emine Gültekin, Selahattin Gültekin'in karnelerini Şengül Eczanesi kalfası Erol Taşar'a bıraktıkları; Karagöz Sağlık Ocağı’na gitmediklerini ifade etmelerine rağmen Özgür Cengiz tarafından düzenlenmiş reçetelerinin olduğu ortaya çıktı.

 

Emniyete bildirildi

Eczacı Nihal Özekici'nin raporunda Antalya Devlet Hastanelerinden çıkartılan bazı sahte raporlarda Şengül Eczanesinin kalfası Erol Taşar'ın ve ilaç mümessili Tolga Uçar'ın rolü olduğu, bu raporların çıkartılmasında Antalya Devlet Hastanesi doktorları Koray Köprülü ve Dr Gözde Petek Koşmaz'ın rolleri olduğu ve Hamdi Gencer, Sebahat Gencer, Şahin Deniz, Ayşe Deniz, Selahattin Gültekin, Emine Gültekin, Haniye Özkaraca, Ramazan Alp, Aliye Akkurt, Makbule Kama, Ahmet Kama, Aysel Günaslan'ın sağlık kurulu raporlarının sahte olduğu belirtildi. Bunun üzerine durum Antalya Emniyetine bildirildi.

 

Suç duyurusu yapıldı

Nihal Ekinci'nin suç duyurusu üzerine yapılan tahkikatta Antalya Cumhuriyet Savcılığı tarafından yaptırılan aramalarda, Tolga URAL'ın kullandığı 34 DIS 8136 plakalı araçta Neşet KOPAROGLU, Orhan TOLUNAY'a ait reçeteler ile ilaç kutusu olmayan 321 adet ilaç bulundu. Tolga URAL'ın çalıştığı Deva Holding Antalya Bölge Müdürlüğünde 62 adet Amoklavin tabletlerin eritilmesine ait kampanya evrakları ile 6 adet kampanya ve promosyon icmal tablosu bulundu. Belgelerin incelenmesinde Deva İlaç Firması Akdeniz Bölge Müdürlüğünce Şengül Eczanesine Kardozin isimli ilacın satış kampanyasına katıldığı için 1 adet casper marka masaüstü bilgisayarın promosyon olarak 4 Ocak 2006 tarihinde bedelsiz verildiği, başka bir promosyonda 100 liralık yemek çekinin 15 Mart 2006 tarihinde verildiği, Çetinkaya Eczanesine 100 TL yemek çekinin 14 Mart 2006 tarihinde verildiği ve bu hediyeleri gösteren icmal tablolalarının yanına Tolga isminin şerh düşüldüğü görüldü.

 

Aramalar yapıldı

Şengül Eczanesinde yapılan aramada 11 kişiye ait sağlık kurulu raporu fotokopisi, bazı kamu ve iş görmezlik belgelerinin fotokopileri ve poşetler içerisinde kupürleri bulunmayan 28 ilaç bulundu. Çetinkaya Eczanesinde 505 adet faturasız ilacın bulundu ve bunlar tutanağa bağlandı. Tolga URAL savunmasında; aramada ele geçen ilaçların bir bölümünün takas edilmek üzere Tolay Eczanesi kalfası Zühtü Akbaş tarafından verilen ilaçlar olduğunu beyan etti. İfadesi alınan sigortalılardan Hatice Ceyhan, Aysel Günaslan, Hüseyin Alaçam, Türkan Şengün ifadelerinde sağlık karnelerini Çetinkaya Eczanesine bıraktıklarını, Karagöz Sağlık ocağına gitmediklerini söyledi.

 

İfadeler alındı

Sigortalılar Selahattin Gültekin, Emine Gültekin ifadelerinde Şengül Eczanesi çalışanı Erol Taşar'ın karnelerini alıp sağlık raporu çıkarttığını, İlyas Kama ve Ahmet Kama ifadelerinde karnelerini Şengül Eczanesi çalışanı Erol Taşar'a bıraktıklarını belirtti. Selçuk Ecza Deposunda kurye olarak çalışan şüpheli Hamdi Gencer ifadesinde Erol Taşar ve Tolga Ural'ın kendisinden ilaç yazmak için karne istediklerini; kendine, eşi Sebahat ve annesi Düriye Gencer'e ait karneleri götürdüğünü, yazılan ilaçları almadığını, Erol'un bu ilaçları satacağını öngördüğünü belirtti. Çetinkaya Eczanesi sahibi olan Mustafa Korkut Çetinkaya ifadesinde eczanesindeki ilaçları ilaç mümessili Tolga Ural'ın emaneten bıraktığını belirtti.

 

Tolga Ural ismi ortaya çıktı

Çetinkaya Eczanesi sahibi olan Mustafa Korkut Çetinkaya ifadesinde Ural'ın sağlık karnelerini getirip ilaç alıp götürdüğünü, getirdiği karnelerdeki reçetelerde Özgür Cengiz'in ismini gördüğünü, Tolga'ya sorduğunda bu işleri yaptığını söylediğini, bunu öğrendikten sonra getirdiği reçeteleri kabul etmediğini, reçetelerin sahte olduğunu bilmediğini fakat usulsüz yazdırıldığından şüphelenmiş olduğunu belirtti. Birkaç kez kendi sağlık karnesini Tolga Ural'a vererek ilaç yazdırttığın, .emniyet aramasında eczanesinde bulunan faturasız ilaçların Tolga Ural'ın olduğunu ifade etti.

 

SGK Müfettişleri de inceledi

Sahte ilaç, sağlık kurulu raporu yazılması hususu SGK müfettişleri Ali Özaydın ve Levent Erdemir tarafından incelendi ve 27 Temmuz 2007 tarihli suç duyurusu raporu haline getirildi. Belirtilen raporda Makbule Kama, Huriye Özkaraca, Ahmet Kama, İlyas Kama, Şahin Deniz, Sebahat Gencer, Hamdi Gencer, Emine Gültekin, Selahattin Gültekin, Aliye Akkurt, Ramazan Alp, Ayşe Deniz ve Murtaza Çulcu'nun (raporda Murtaza Çorlu olarak yazılmış iken müfettişler Tamer Kanat ve Süleyman Kılıç'ın 30/06/2009/3 tarih ve no’lu raporunda gerçek kimlik ve sicilinin 554800232 emekli sicil numaralı Murtaza Çulcu olduğu tespit edildi) adına 29 Eylül 2005-13 Şubat 2006 tarihleri arasında Antalya Devlet Hastanesi’nden düzenlenen raporların sahte olduğu vurgulandı.

 

Sistem nasıl işliyordu

Söz konusu raporda Antalya Devlet Hastanesi’nde ilaç sağlık kurulu raporu alınmasındaki usul anlatılıyor. Buna göre ilaç sağlık kurulu raporu için önce hasta kabul bölümüne müracaat ediliyor ve sıra numarası alınıp ilgili poliklinikte muayene edildiği sağlık kurulu raporu alması uygun görülenler için poliklinik odasındaki bilgisayardan doktor veya talimatı üzerine hemşire tarafından bilgisayara doktorun şifresi ile girilerek ilaç raporu yazılıyor. Rapor sağlık kurulu kalemine gönderiliyor. Poliklinikte verilen ilaç sağlık kurulu numarası ile kurul kalemine başvuran hastaya rapor çıktısı veriliyor. Hasta, önce muayeneyi yapan doktora sonra tamamlayıcı mahiyetteki diğer iki hekime raporu imza ettiriyor ve raporu kurul kalemine getiriyor.

 

Sahtecilik delilleri

Kurul kaleminde raporlar toplu olarak başhekim yardımcısına imza ve tasdik ediliyor ve hastaya veriliyor. Hastane ve müfettişler tarafından hastane kayıtları, hastalarla yapılan görüşmeler, raporlarda adı geçen doktorlar, doktorların beyanları, bilgisayar kayıtları ve hastane personeli ile yapılan görüşmeler neticesinde sahte olduğu tespit edilen Makbule Kama, İlyas Kama, Huriye Özkaraca, Şahin Deniz, Sebahat Gencer ve Hamdi Gencer'in adına düzenlenmiş sahte kurul raporlarının poliklinikte yazımını bizzat Dr Gözde Petek Koşmaz'ın yaptığı müfettiş raporunda ortaya çıkıyor.

 

 

Polikliniğe uğramadan rapor

Yine sahteliği tespit edilen Emine Gültekin Selahattin Gültekin, Ramazan Alp ve Ayşe Deniz'in sağlık kurulu raporunun Dr. Koray Köprülü tarafından yazıldığı, Aliye Akkurt adına olan raporun doğrudan sağlık kurulu kalemine yapılan müracaatla yapıldığını tespit edildi. Şahin Deniz, Selahattin Gültekin, Emine Gültekin ve Ramazan Alp ifadelerinde; Şengül Eczanesi çalışanı Erol Tosun'un yönlendirilmesi ile sağlık kurulu rapor düzenlemeye karar verdiklerini anlattı. Tanımadıkları kişinin kendilerini eczaneden hastaneye götürdüğünü, polikliniklere uğramadıklarını, bu kişinin raporları aldığını, birkaç gün sonra raporları eczaneden aldıklarını itiraf etti.

 

Yüzünü teşhis etti

Erol Taşar ifadesinde İbrahim Ethem ilaç firması mümessili Hadi Cantemur'un kendisine hasta olanlara rapor çıkartmakta yardımcı olacağını söylediğini, durumu ilaç alanlara söylediğini belirtti. Hadi Cantemur'un arabası ile bu kişileri hastaneye götürdüğünü söyledi. Mehmet Hadi Cantemur ise ifadesinde; Erol Taşar'ın ricasıyla birkaç kişiyi arabasına alıp hastaneye bırakıp işine gittiğini, raporlarla ilgilenmediğini belirtti. Bunun üzerine yapılan yüzyüze teşhis işleminde vatandaş Şahin Deniz, Mehmet Hadi Cantemur’u teşhis etti. Bu durum tutanağa bağlandı.

 

Köprülü kendini savundu

Ünlü doktor Koray Köprülü ifadesinde; ilaç sağlık kurulu raporlarının poliklinikteki bilgisayara kendisi veya talimatı üzerine hemşire tarafından yazıldığını, hastaları görmeden ve muayene etmeden hiç ilaç sağlık kurulu raporu yazmadığını öne sürdü. Gözde Petek Koşmaz ifadesinde bahsi geçen 7 kişiyi muayene ettiğini hatırladığını, hemşire izinli olduğu için raporları tek başına yazdığını ifade etti. Ama Gözde Petek Koşmaz'ın sahte olduğu belirlenen 7 adet ilaç sağlık kurulu raporu ilgililerini muayene ettiği tarihlerde poliklinik hemşiresi Hatice Gönen'in izinli veya raporlu olmadığı ortaya çıktı.

 

Raporlar arşivde bulunamadı

Poliklinik hemşiresi Hatice Gönen ifadesinde Gözde Petek Koşmaz'ın ilaç mümessillerinin getirdiği karnelere ilaç raporu yazdırdığını belirtti. Hemşire Hatice Uyar ifadesinde bazı günler ilaç mümessilleri ve eczane kalfalarının sağlık karnesi ile Doktor Koray Köprülü'ye gelip yakınlarına ait olduğunu söyledikleri karnelerle ilişkin sağlık kurulu raporları yazdırdıklarını beyan etti. Bunun üzerine ilaç raporlarının asılları Antalya Devlet Hastanesi’nden istendi. Raporların hastanenin bilgisayar kayıtlarında olmakla birlikte hekim imzalarından sonra kontrol, onay ve arşivleme için başhekimliğe dönmediği ve arşivde de örneklerinin bulunmadığı bildirildi.

 

Eczanelerdeki dümen ortaya çıktı

Antalya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü tarafından 25 Ekim 2010 tarihinde yapılan şikâyet ile SGK Müfettişleri Tamer KANAT ve Süleyman KILIÇ 30 Haziran 2009 tarihli 3 numaralı rapora da iddianame de yer verildi. Bu raporda Karaöz Sağlık Ocağında düzenlenen SSK ve Bağkur reçeteleri baz alındı. Raporda Dr. Özgür CENGİZ tarafından SSK hastanelerinin devrinin gerçekleştiği 19 Şubat 2005 sonrasında 2005/Mart ila Karaöz Sağlık Ocağından görevli olduğu 2006/Eylül dönemi arasındaki reçeteleri incelendi. İncelemede Karaöz’de faaliyette bulunan Derya Eczanesi’nin en çok sayıda reçeteyi karşılamasına rağmen Bayındır, Çağlar, Çetinkaya, Şengül, Çisem, Gürbüz, Göksu, Çelebi, Oymapınar’daki Alp, Tolay, Yayla, Uçan, Vefa ve Derman Eczanelerinde az sayıda reçeteye yüksek oranda değeri olan ilaç yazıldığı, bu eczanelerin reçete oranının sadece yüzde 36 olmasına karşılık fatura toplamının yüzde 69 olduğu ortaya çıktı.

 

40 km uzaktaki Karaöz’e muayeneye mi gidilir

Dr. Özgür Cengiz tarafından Karaöz Sağlık Ocağında düzenlenen reçetelerin Şengül Eczanesinden 2005 yılı Temmuz ayında, Çetinkaya Eczanesinden 2005 yılı Eylül ayında ve yoğun olarak fatura edilmeye başlandığı tespit edildi. Karaöz Antalya kent merkezine 40 kilometre uzaklıkta. Ulaşım, belde belediyesine ait otobüs ve özel minibüslerle sağlanıyor. Yapılan incelemede ulaşım zorluğu ve Antalya merkezde çok sayıda sağlık kuruluşu olduğu halde reçete sahiplerinin ‘haberleri bile olmadan, belki de hayatlarında hiç gitmedikleri’ Karaöz’e muayene ve tedavi için gittiği ortaya çıktı!

 

Kayseri’de oturana Antalya’dan reçete

Savcılık iddianamede kent merkezinden reçete sahibinin 40 km uzaklıktaki Karaöz’e gitmesinin gerekçesiz olduğunu, ifadesine başvurulan ve Karaöz sağlık Ocağında adına reçete düzenlenen 100 dolayında kişinin Karaöz Sağlık Ocağına gitmediklerini ve Dr. Özgür Cengiz’i tanımadıklarını tespit etti. Gittiklerini söyleyenlerinde bir ya da iki kez Karaöz’e gittiklerini beyan etmelerine karşılık adlarına bir çok kez reçete düzenlendiğini ortaya çıkardı. Karaöz’e 150 km mesafede bulunan Oymapınar beldesinde ikamet eden ve reçeteleri Oymapınar Alp Eczanesinden fatura edilen 9 sigortalı ile Kayseri'de ikamet ettikleri halde adlarına reçete düzenlenen 8 sigortalı olduğunu ortaya çıkardı.

 

Soruşturmayla birlikte sayı düştü

Söz konusu eczanelerden ilaçları karşılanan şahısların karnelerinin gelişinin soruşturma ile birlikte normal sayısına düştüğünü, eczaneler arasında reçete sayısı karşılaştırıldığında çoğunluğunun Karaöz'de faaliyette bulunan Derya Eczanesinde olduğunu; Derman, Çisem, Şengül, Çetinkaya, Tolay Eczanelerinin 2005 yılı Haziran ayından itibaren görülmeye başlandığını, bu tarih öncesi düzenlenen reçetelerde ortalama ilaç kutu sayısı 3-4 iken bu tarih sonrası 13-14 kutuya çıktığını ve 2006 yılı Mart ayından sonra düşmeye başladığını tespit etti.

 

Deva marka ilaçlar

Bazı günlerde reçetelere çok sayıda ilaç yazıldığı, reçete başına ilaç sayısında ve miktarında Bayındır, Çağlar, Çetinkaya, Şengül, Çisem, Gürbaz, Göksu, Çelebi, Oymapınar beldesindeki Alp, Tolay, Yayla, Uçan, Vefa ve Derman eczanelerinin oranının diğer eczanelere nazaran çok yüksek olduğunu ortaya çıkardı. Dr. Özgür CENGİZ'in düzenlediği reçetelerde ve özellikle Çetinkaya ve Şengül Eczanelerinden karşılananlarda Deva marka ilaçların yoğunlukta olduğunu tespit etti. Bazı ilaçların belli tarihlerde belli eczanelerin reçetelerinde, belli markada olanların özellikle antibiyotik içerikli olanların yoğun olarak yazıldığını, anılan eczanelerden fatura edilen reçetelerin yazıldığı hastaların belli tarihlerde gruplar halinde kaydedilmiş olduğunu belirledi. Tolga Ural, Hakan Turay, Ömer Kaplan, Mehmet Aksoy ifadelerinden Dr. Özgür Cengiz’in Bayındır, Çağlar, Çisem, Gürbüz, Göksu, Çelebi, Oymapınar’daki Alp, Tolay, Yayla, Uçan, Vefa, Derman ve Derya Eczanelerinden fatura edilen reçetelerin sağlık karnesi sahiplerinin gıyabında düzenlendiği anlaşıldı.

 

Eczaneler reçetelerde ilaçları paylaşmış

Aynı raporda Dr. Aysel Ayşegül Gürel’in asıl çalıştığı 13 no’lu Sağlık Ocağında düzenlediği reçeteler özellik taşımaz iken 16 Ağustos 2005 – 14 Eylül 2005 tarihlerinde Dr. Özgür Cengiz’in izinli olduğu dönemde yerine görevlendirildiğinde Derman, Çetinkaya, Şengül, ve Tolay eczanelerinden karşılanan 61 reçetenin de Özgür Cengiz'in düzenlediği reçeteler ile aynı mahiyette olduğu tespit edildi. Burada da sigortalıların ilaçları almadıkları, reçetelere yazılan ilaçların maksimal dozları aşar nitelikte olduğu, hemen her reçetede Deva marka ve antibiyotik içeren ilaçlara yer verildiği, Dr. Özgür Cengiz tarafından düzenlenen reçetelerde olduğu gibi Derma, Çetinkaya, Şengül Eczanelerinden karşılananlarda Deva marka ilaçların yüksek Tolay Eczanesinde düşük olduğu, Tolay Eczanesi reçetelerinin hemen hemen tamamına Cefamezin isimli ilacın yazıldığı belirlendi.

 

Deva mümessillerinin manipülasyonu

Aynı tarihlerde Karaöz Sağlık Ocağı görev alanında ikamet eden şahıslara yazılan reçetelerin tanı ve ilaçlarında herhangi bir aşırılık olmadığı dikkate alındığında Dr. Ayşegül Gürel

tarafından düzenlenip Çetinkaya, Songül ve Tolay eczanelerinden karşılanan 61 adet reçetenin de “Deva mümessillerinin manipülasyonu” yani yönlendirmesi, seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirmesi sonucu yazılmış olduğu raporda belirtildi. Aynı raporda eczaneler bazında Karaöz Sağlık Ocağında düzenlenen reçeteler itibariyle yapılan tespit ve değerlendirmede, sahibi Ali Oğuz olan Bayındır Eczanesinden fatura edilen Dr. Özgür Cengiz tarafından düzenlenen 8 reçete bedeli 4 bin 205 lira 22 kuruş (4 bin 205, 22 TL), Göksu Eczanesinden fatura edilen Dr. Özgür Cengiz tarafından düzenlenen 11 reçete bedelinin 7 bin 316 lira 461 kuruş olduğu belirlendi.

 

Sahte reçete bedellerine bak

Çağlar Eczanesinden fatura edilen Bağkur kapsamından Dr. Özgür Cengiz ve Ayşegül Gürel’in düzenlediği 17 kişi reçete bedelinin 1426,46 TL olduğu, Derya Eczanesinden Dr. Özgür Cengiz tarafından düzenlenen 8 reçete bedeli 1291,65 TL, Derman Eczanesinden Dr. Özgür Cengiz tarafından düzenlenen 75 adet ve Dr. Ayşegül Gürel tarafından ve sigortalıların bilgisi dışında düzenlenen 82 reçete bedelinin 18 bin 725,28 TL, ayrıca Bağkur kapsamındaki 8 reçete bedelinin 1161,30 TL olduğu, Çisem Eczanesinden Dr. Özgür Cengiz’in aynı nitelikte düzenlendiği 6 reçete bedelinin 523,87 TL, Bağkur kapsamındaki 6 reçete bedelinin 1028.96 TL_olduğu, Gürbüz Eczanesinden aynı nitelikte Dr. Özgür Cengiz tarafından düzenlenen 10 reçete bedelinin 954.09 TL olduğu tespit edildi.

 

Oymapınar ve Karaöz’de sahte reçeteler

Ayrıca Bağkur kapsamındaki 2 reçete bedelinin 54, 60 TL olduğu, Uçar Eczanesinden Özgür Cengiz’in düzenlediği 3 reçete bedelinin 774.72 TL ve Bağkur kapsamındaki 8 reçete bedelinin 1227.74 TL olduğu belirlendi. Oymapınar beldesindeki Alp Eczanesinden Özgür Cengiz’in düzenlediği 9 adet sahte reçete bedelinin 1240.45 TL, Yayla Eczanesinden fatura edilen Özgür Cengiz’in düzenlediği 5 sahte reçete bedelinin 963.38 TL olduğu, Vefa Eczanesinden fatura edilen Özgür Cengiz’in düzenlediği 34 reçete bedelinin 4.698,27 TL, ayrıca Bağkur kapsamındaki reçetenin 1695.44 TL olduğu tespit edildi.

 

Eczanelere sahte reçete servisi yapmışlar

Tolay eczanesinden fatura edilen 91 sahte reçetenin 9 bin 4,75 TL ve Dr. Ayşegül Gürel’in düzenlediği 15 sahte reçete bedelinin 1.222.45 TL olduğu, Bağ-Kur kapsamındaki 40 reçetenin 13 bin 415.69 TL olduğu, Çelebi Eczanesinden fatura edilen Dr. Özgür Cengiz tarafından düzenlenen 111 sahte reçete bedelinin 17 bin 355.42 TL, Bağkur kapsamındaki 176 reçetenin bedelinin 34 bin 276.06 TL, Çetinkaya Eczanesinden fatura edilen Dr. Özgür Cengiz tarafından düzenlenen 179, Dr. Ayşegül Gürel tarafından düzenlenen 5 sahte reçetenin bedelinin 23 bin 13.55 TL, ayrıca Bağkur kapsamındaki 10 reçete bedelinin 1238.16 TL olduğu, Şengül Eczanesinden fatura edilen Cengiz tarafından düzenlenen 159, Gürel tarafından düzenlenen 35 sahte reçetenin 24 bin 824.48 TL olduğu, Bağ-Kur kapsamındaki 17 sahte reçetenin 1462.73 TL olduğu belirlendi.

 

Savunmalarına itibar edilmedi

Tuncer Eczanesi sahibi Bedir Tuncer Çağlar ifadesinde; Sedat isimli mümessilin söylemesi üzerine birkaç kez eczanesinden borç ilaç alan müşterilerinin karnelerini Sedat'a verdiklerini, gelen reçetelerde kullanılanlar dışında ilaçlar yazıldığını görünce bir daha sağlık karnesi vermediğini söyledi. Kalfası Serkan Alparslan ifadesinde borç alınan ilaçların yazılması için boşta olan karneleri isteyip ismini bilmediği ilaç firması çalışanına verdiğini, bu kişinin karnelere reçeteler yazılmış şekilde getirdiğini, kendisinin de İsmet Ülgenci ve Hasibe Yakut’un yaşlı olması sebebiyle yazılacak ilaçlarını bu mümessile yazdırttığını söyledi. Ancak sağlık karnelerinin 5 kez ayrı ayrı tarihte ilaç yazdırılması nedeniyle savunmalarına itibar edilmedi.

 

Köprülü’den ricacı olmuş

Sahibi Tarık Karadağlar olan Derya Eczanesi’nin 2005 Nisan ayında Karaöz Beldesi’nde faaliyette bulunduğu ifadesinde; ilaç mümessili Ömer Kaplan’ın kendine ve yakınlarına ait reçeteleri birkaç kez karşıladığını daha sonra Ömer'i uyararak bu tür reçeteleri getirmemesini söylediğini ifade etti. Ömer Kaplan ifadesinde kendinden ilaç isteyen Osman Balcı ve Hacer Balcı’nın karnelerini alıp bu şahıslar ve annesi Döndü Kaplan, babası Mithat Kaplan adına ilaç sağlık kurulu raporu çıkartılması için Dr. Koray Köprülü’den ricacı olduğunu belirtti. Sadece Mithat Kaplan mevcut olduğu halde sağlık kurulu raporları düzenlendiğini, sadece karne götürüp Dr. Özgür Cengiz’e reçeteler yazdırttığını, ilaçları Derman ve Çisem Eczanesi’nden aldığını ifade etti.

 

İşten çıkarılma ve kota korkusu suç işletmiş!

Ömer Kaplan arkadaşları Orhan Çobanoğlu ve Ebru Artar’ın karnelerini de aynı şekilde ilaç yazdırmak için aldığını ve Karaöz Sağlık Ocağı’nda ilaç yazdırdığını, istenilenler dışında yazdırdığı ilaçları ihtiyacı olanlara verdiğini belirterek Tolga Ural’la da Karaöz de karşılaştığını ifade etti. Seyit Mehmet Aksoy ifadesinde Deva Firması İlaç Mümessili olarak çalıştığında kotasını dolduramayanların işten çıkartıldığını, Ömer Kaplan’ın kendini Karaöz’e götürüp Dr. Özgür Cengiz ile tanıştırdığını, Kayseri’deki arkadaşlarından, Özvatan ilçesindeki akrabalarından, okul arkadaşlarından karnelerini aldığını belirtti. İlaç mümessili Seyit Mehmet Aksoy, Derya Eczanesi sahibi Tarık Karadağlar ile samimiyet kurmak için reçeteleri ona verdiğini, bu reçetelerin Tarık Karadağlar’ın eşinin eczanesi Derman Eczanesi’nden nasıl karşılandığını bilmediğini ifade etti.

 

Mümessiller, kendi firmalarının ilaçlarını yazmış

9 Aralık 2005 günü düzenlenmiş Ömer Kaplan’ın yakınları Orhan Çobanoğlu, Mehmet Artar ve Döndü Kaplan ile Seyit Mehmet Aksoy’un 10 yakını adına olan reçetelerin sayısı ve miktarı itibariyle Tarık Karadağlar ve eşi Derman Eczanesi sahibi Asuman Karadağlar’ın bir günde bu kadar reçetenin karşılanmasından bilgilerinin olmamasının mümkün olmadığı anlaşıldı. Derman Eczanesinden 90 adet sahte reçetenin fatura edildiği ve bunların büyük bölümünün Ömer Kaplan ve Seyit Mehmet Aksoy’un yakınlarına ait faturalar olduğu; yazılan ilaçların bu şahısların mümessilliğini yaptığı ilaç firmasına ilişkin ilaçlar olduğu anlaşıldı.

 

 

Acil servise bedava ilaç

Sahibi Gülay Akpınar olan Çisem Eczanesi’nden fatura edilen 6 adet sahte reçetenin 5 adedinin Deva Mümessili Ömer Kaplan’ın yakınları adına olduğu ve reçetelerin maksimal dozları aşar içerikte olduğu görüldü. Gürbüz Eczanesi sahibi Belgin Gürbüz (Yıldıran) ifadesinde Deva Mümessili Orkun'un yanında başka mümessillerle eczaneye geldiğini, sahteciliklerden haberi olmadığını öne sürdü. Kalfası Muhsine Doğan ifadesinde annesi Asya Doğan’a ait karneyi annesinin rahatsızlığı sebebi ile kullandığı Calcima ve Degestral isimli ilaçların yazılması için verdiğini, ilaçları Belgin Gürbüz'ün (Yıldıran) tanıdığı Orkun isimli mümessilin yazdırdığını ifade etti. Kalfa Muhsine Doğan; belirtilen ilaçlara ek olarak annesinin rahatsızlığıyla ilgisi olmayan iespor 1 gr Falkon isimli ilacında çok miktarda yazıldığını gördüğünü, Orkun’un kendisine bu ilaçların hastanede acil servise verileceğini söylediğini iddia etti. Annesinin Karaöz’e ilaç yazdırmaya gitmediğini, aynı şekilde ilaç yazdırılan başka karnelerinde olduğunu beyan etti.

 

Minareyi çalıp kılıfı hazırlamışlar

Deva Mümessili Hakan Turay’ın kardeşi Zehra Turay hariç sigortalıların tamamının sözkonusu ilaçları almadıklarını beyan ettikleri görüldü. Uçar Eczanesi sahibi Cemal Onur Uçar beyanında eczanesine mümessil olarak gelen Hakan Turay’ın annesi Huri Turay’a ait reçeteleri eczaneye getirip ilaçları aldığını savundu. Karaöz Sağlık Ocağında Huri Turay ve Cemal Onur Uçan, dedesi M. Cemal Uçan ve kardeşi Firdevs Uçan’ın birbirine yakın protokol numaralarıyla kayıt olup adlarına reçeteler düzenlendiği anlaşıldı. Sedat Tekin’in sahibi olduğu Oymapınar Alp Eczanesinin Karaöz’e 150 kilometre mesafede olduğu, reçetelerin 5 Ağustos 2005 tarihli oldukları, Karaöz’de adlarına reçete düzenlenen sigortalıların Karaöz’e gitmediklerini beyan ettikleri ortaya çıktı.

 

Deva ve Koçak firması ilaçları

Sedat Tekin’in ifadesinde Deva İlaç Mümessilleri Deniz ve Tolga'nın sık sık eczanesine geldiğini, eczanesinde Oymapınarlılar tarafından rahatsızlıklarına binaen Oymapınar Sağlık Ocağından ilaç yazılması için karne bırakılmış olduğunu, Tolga ve Deniz'in muhtemelen bu karneleri alıp kullandıklarını belirtti. Açık kimliğini bilmediği kalfası Aydoğan'ın bu şahıslara yardım etmiş olabileceğini öne sürdü. Sitare Akpınar’ın işlettiği Yayla Eczanesi’nden fatura edilen Karaöz Sağlık Ocağı’ndan fatura edilmiş 5 reçetenin sahiplerinin reçetelerden haberinin olmadığı, ilaçların hiç Deva firması ilaçları olmadığı, Koçak firmasına ait ilaçların ortak olduğu ortaya çıktı. Sahibi Yusuf Faruk Doğan olan Vefa Eczanesinden adına 17 reçete fatura edilen eczane kalfası Melike Özdemir ifadesinde karnenin eczanede durduğunu, haberi olmadan 17 reçete yazıldığını fark edince sorduğunda Yusuf Faruk Doğan’ın kendisine kızdığı için de işten çıktığını belirtti. Kalfa Melike Özdemir; Yusuf Faruk Doğan’ın eczanede borç olarak verildiğinden kesili halde bulunan kupürleri eritmek için bu yolu kullandığını kendisine söylediğini ifade etti. Hakan Turay’ın eczaneye geldiğini ve karneleri eczacıdan aldığını beyan etti.

 

Eczacı doktor el ele devleti soymuşlar

Eczacının boşandığı eşi Müjgan Akbülbül ifadesinde haklarında reçete düzenlenen annesi babası ve kardeşinin reçete tarihlerinde evlerinde kaldıklarını ve karnelerinin de evde olduğunu beyan etti. Sahibi Mustafa Çelebi olan Çelebi Eczanesi’nden Karaöz Sağlık Ocağı’ndan 287 adet sahte reçete düzenlendiği, Çelebi Eczanesinin bulunduğu Topallı Köyü’de 2 hekim çalıştığı halde doktor Özgür Cengiz’in düzenlediği reçetelerin bedelinin Çelebi Eczanesi’nin toplam reçete bedelinin önemli bir bölümünün oluşturduğu ortaya çıktı. Topallı köyünün konumu itibariyle yaz mevsiminde özel şartlar bulunmadığı durumda reçetelerde azalma olması gerekirken diğer eczaneler de olduğu gibi Çelebi Eczanesinden fatura edilen reçetelerde de artış olduğu, Mustafa Çelebi ve aile fertlerinin gruplar halinde Karaöz Sağlık Ocağı’nda kayıt gördükleri anlaşıldı. Mustafa Çelebi’nin Serik Devlet Hastanesi’nden Muhammet Halil Koru vasıtasıyla Dr. Makbule Şenel tarafından sahte ilaç sağlık kurulu raporu düzenletilmesi ile ilgili ayrı bir tahkikatın yapılmakta olduğu da ortaya çıktı.

 

Sahte reçeteler yapıldı

Sahibi Mustafa Korkut Çetinkaya olan Çetinkaya Eczanesi’nden fatura edilen Karaöz Sağlık Ocağı’ndan Dr. Özgür Cengiz ve Dr. Ayşegül Gürel tarafından düzenlenen reçetelerde bazı sigortalıların karnelerinde boş sayfa olduğu halde matbu reçeteler düzenlendiği de iddianame de yer aldı. Buna göre karneler Çetinkaya Eczanesine bırakılmadığı halde fotokopisi çekilerek sadece sicil numaraları kullanılmak suretiyle içerik yönünden sahte olarak düzenlenen reçeteler olduğu belirtildi. Bu eylemlerin Şengün Eczanesi kalfası Erol Taşar, Deva İlaç firması mümessili Tolga Urâl işbirliği ile olduğu, sigortalıların ifadelerinden ve Mustafa Korkut Çetinkaya'nın Tolga Ural'ın getirdiği reçeteleri karşıladığını, Nevzat Demir, Hamdi Gencer, Sebahat Gencer, Düriye Gencer’in reçetelerini Tolga Ural'ın getirdiğini ve ilaçları da Tolga Ural'a verdiğini, Hatice Ceyhan'ın ilaçlarını da Tolga Ural'ın reçeteye yazdırdığını ifade etmesi, Çetinkaya Eczanesinin cirosunu çoğunlukla Karöz Sağlık Ocağından düzenlenen sahte reçetelerin oluşturması, Çetinkaya Eczanesinden fatura edilen Karaöz Sağlık Ocağından düzenlenen faturalarla aynı mahiyette ve yine gruplar halinde ve aynı kişilere ait reçetelerin Antalya 5. Nolu Sağlık Ocağından da düzenlenmesi hususları ile birlikte değerlendirildiğinde eczacının savunmasına itibar edilemeyeceğinin anlaşıldığı da iddianame de yer alıyor.

 

Dudak uçuklatan sahtecilik

İddianamede Mehmet Şengül’ün savunmasına neden itibar edilmediği de çok dikkat çekici ifadelerle belirtiliyor. İddianamede “Sahibi Mehmet Şengül olan Şengül Eczanesinin kalfasının Erol Taşar olduğu, Mehmet Şengül'ün eczane ile ilgilenemediğini savunmasına rağmen kendi adına, annesi Şerife ve babası Hasan ve kardeşi Yasemin Şengül adına sahte sağlık kurulu raporu çıkartıldığından ve bu sahte raporlara istinaden sağlık karnesine defalarca ilaç yazılıp kendi eczanesinden Çetinkaya Eczanesinden fatura edilmesinden cirosunun çoğunluğunu Karâöz Sağlık Ocağından düzenlenen sahte reçetelerden oluşmasından savunmasına itibar edilmemiştir” deniyor.

 

Ek şikâyet dilekçesi verildi

Ayrıca bu eczaneden fatura edilen reçetelerle aynı mahiyette, gruplar halinde aynı kişilere ait reçetelerin 5 ve 15 No’lu sağlık ocaklarından da düzenlendiği görüldü. Tolga Ural savunmasında yazdırdığı reçeteleri Şengül Eczanesinden fatura ettirdiğini beyan etti.

Soruşturma devamı sırasında SGK müfettişi Atilla Kamışlı'nın 01/06/2007 tarih ve 2 numaralı raporu üzerine 2006/48138 soruşturma no’lu dosyaya ek şikayet dilekçesi verildi. Dilekçe ve ekindeki raporda ifadesi alınan sigortalılar veya bunlardan Fatoş Ege, Mustafa Lahnacı, Mehmet Akçan, Hasan Gümüş, Fatma Gökçen, Bulca Tanrıverdi, Mustafa Saatçi'nin Dr. Kazım Uysal'a reçete yazdırmadıklarını beyan etmelerine rağmen adlarına düzenlenen ve Şengül ile Çetinkaya eczanelerinden faturalar olduğu tespit edildi.

 

SGK zararı tek tek tespitli

Raporun içeriğinde; Orman Bölge Müdürlüğü Kurum Tabipliğine protokol defterlerine bakan memur Ümmühan Mutlu ifadesinde Dr. Kazım Uysal'ın toplu olarak ve sahipleri olmaksızın karneleri deftere kaydettiğini beyan etti. Eczacı Mehmet Korkut Çetinkaya da Kazım Uysal tarafından düzenlenmiş reçetesinin olduğunu ve kendisinin dahi Dr. Kazım Uysal'a muayeneye gitmeden reçetesinin düzenlendiğini ifade etti. Yapılan incelemede Dr. Kazım Uysal tarafından muayeneye dayanmaksızın31 Mart 2005-31 Mayıs 2005 tarihleri arasında sahte olarak düzenlenip Çetinkaya Eczanesince 9 Nisan 2005-31 Mayıs 2005 tarihleri arası kuruma fatura edilen 37 reçete sebebiyle SGK 3965,83 TL zarara sokulduğu belirlendi. Dr. Kazım Uysal tarafından muayeneye dayanmaksızın 11 Mayıs 2005-28 Temmuz 2006 tarihleri arasında sahte olarak düzenlenip Şengül Eczanesince 31 Mayıs 2005-31 Temmuz 2006 tarihleri arası kuruma fatura edilen 6 reçete sebebiyle de SGK'nın 264.56 TL zarara sokulduğu tespit edildi.

 

Rapor ekleri bile sahte

Raporda; yapılan araştırmalar neticesinde Cihangir Kaymaz'ın 22 Eylül 2005, İlyas Kama'nın 22 Eylül 2005 düzenleme tarihli Çetinkaya Eczanesinden fatura edilen reçetelerindeki Spectracaf 200 mg tabletin kupürlerinin sahte olduğu da ortaya çıktı. Müfettiş tarafından Bağ-Kur kapsamında Şengül ve Çetinkaya Eczanelerinin reçeteleri ekindeki raporların doğruluğu araştırıldı. Ve 27 Eylül 2001-11 Kasım 2005 tarihleri arasında düzenlenmiş görülen eczacı Mehmet Şengül, babası Hasan Şengül annesi Şerife Şengül, sigortalılar Esin Karabacak, Bahri Karabacak, Dudu Dağlar, Aynur Özkan, Gülsevim Uçargönül, Ali Duman, Durdu Karabacak, Pakize Kantar, Ali Etlican, Nurdan Çakan, Emine Öcal, Özlem Aktoy, Mehmet Güneş, Makbule Kama, Aliye Akkurt adlarına düzenlenip Şengül Eczanesince reçete ekinde kullanılan sağlık kurulu raporlarının sahte olduğu belirlendi. Ayrıca eczacı Mehmet Şengül ile anne ve babası Hasan Şengül, Şerife Şengül’ün raporlarındaki eklerinde sahte olduğu tespit edildi. Hasan Şengül ifadesinde kendisi ve eşi Şerife adına tek hipertansiyon rahatsızlığından dolayı sağlık kurlu raporu olduğunu, başkaca hastalıktan rapor almadığını, rapora yapılan eklemeleri bilmediğini beyan etti.

 

 

Muayene bile olmadan rapor

Şengül Eczanesinden 19 adet sahte sağlık kurulu raporlarına ilişkin 21 Şubat 2002-7 Ağustos 2006 tarihleri arası düzenlenen ve 26 Şubat 2002-31 Ağustos 2006 tarihleri arası kuruma fatura edilen 61 adet reçete bedelinin 34.269,16 TL olduğu tespit edildi. Çetinkaya Eczanesine yönelik yapılan araştırmada eczacı Mustafa Korkut Çetinkaya'nın 15 Şubat 2005, Cihangir Kaymaz'ın 2 Haziran 2005 tarihli raporlarının sahte olduğu anlaşıldı. Mustafa Korkut Çetinkaya'nın raporunu kendisi muayene olmadan Tolga Ural'ın çıkarttığını, adına olan çeşitli sağlık ocaklarında düzenlenmiş reçetelere konu muayeneleri de olmadığını, bunları da Tolga Ural'ın yaptığını beyan etti. 2 adet sahte sağlık kurulu raporuna dayanarak 8 Nisan 2005-4 Ocak 2006 tarihleri arasında 16 adet reçete düzenlenmiş ve Çetinkaya eczanesince 9 Nisan 2005-19 Ocak 2006 tarihleri arasında kuruma fatura edilerek 7346, TL SGK zarara uğratıldı.

 

Doktorlara soruşturma izni

Sağlık Bakanlığı Müfettişleri Levent Erdemir ve Ali Özaydınlı’nın düzenlediği 27 Temmuz 2007 tarihli tevdi raporu üzerine yapılan ön inceleme sonrası Antalya Valiliği İl İdare Kurulu'nun 5 Mart 2008 tarihli 57 no’lu kararı ile doktorlar Koray Köprülü ve Gözde Petek Koşmaz hakkında soruşturma izni verilmesine karar verildi. Ve karar 17 Eylül 2008 tarihinde kesinleşti.

 

Doktorlardan çok ilginç isimler var!

Savcılığın 2011/12607 soruşturma numarasında doktorlar Özgür Cengiz, Ayşegül Güral, Fatma Yeşil Adakan, Lütfi Çakıcı, Koray Köprülü, Sermet Sağır, Faruk Dorsan, Birgül Erdi, Turgay Pekcan, Cem Mutlu, Cenk Mutlu, Hasan Aydoğdu, ebe-hemşire Esin Kabak, sağlık memuru Erdal Tekşut hakkında 4483 sayılı yasa uyarınca yapılan inceleme devam ediyor. Haklarında 4483 sayılı yasa uyarınca soruşturma izni istenilmesi gereken doktorlar Mehmet Hakan Demirci, Müge Özgü Acar ve Kazım Uysal hakkındaki dosya bu dosyadan ayrıldı.

Tolay Eczanesi sahibi Engin Tolay ve kalfası Zühtü Akbaş hakkında başkaca soruşturma bulunduğundan bu şahıslar yönünden dosya ayrıldı. Ve ayrılan dosya 2009/2880 no’lu soruşturma ile birleştirildi. Aynı şekilde Bayındır Eczanesi sahibi Ali Oğuz ve kalfası Veysel Zırh hakkındaki iddialara ilişkin soruşturma dosyadan ayrılıp ayrılan dosya 2007/7278 soruşturma no’lu dosya ile birleştirildi.

 

Savcılık ne istiyor:

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından Antalya Devlet Hastanesince 29 Eylül 2005-13 Şubat 2006 tarihleri arasında düzenlenen 13 raporun sahte olduğu, bunlardan 5 adetinin Dr. Koray Köprülü, 7 adetinin Dr. Gözde Petek Koşmaz tarafından çıkartıldığı öğrenildi. Dosyadaki delillerden; belirtilen doktorların, muayene yapmaksızın ilaç mümessillerinin yakını olduğunu söylediği kişiler adına yine mümessillerin belirttiği rahatsızlık üzerine sahte

ilaç raporu çıkarttıkları ortaya çıktı. Koray Köprülü’nün muayeneye dayanmayan reçetede düzenlediği anlaşıldığından resmi evrakta sahtecilik suçunu işledikleri, ilaç mümessili Tolga Ural, Şengül Eczanesi kalfası Erol Taşar'ın çeşitli yöntemlerle komşuları yada eczane müşterisi olan sigortalılardan aldığı karneler üzerinden doktorlar Koray Köprülü ve Gözde Petek Koşmaz'a sahte ilaç sağlık raporu düzenlettiği belirtildi.

 

Kolpanın böylesi

İddianamede ilaç mümessili Mehmet Hadi Cantemur'un Erol Taşar'ın verdiği 4 adet sağlık karnesi üzerinden belirtilen doktorlara hastaları görmeden ve muayene etmeden ilaç sağlık raporu düzenlettiği vurgulanıyor. Tolga Ural, Erol Taşar ve Mehmet Hadi Cantemur'un Şengül Eczanesi sahibi Mehmet Şengül ve Çetinkaya Eczanesi sahibi Mustafa Korkut Çetinkaya ile “fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmesi” neticesinde SGK'nın zarara uğratıldığı anlaşıldığından bu 3 şahsın Mehmet Şengül ve Mustafa Korkut Çetinkaya’nın dolandırıcılık eylemlerine de iştirak ettikleri anlatılıyor. Hamdi Gencer kendine ve yakınlarına ait karneleri sahte kurul raporu düzenlenip, ilaç alınıp menfaat temin edileceğini bilerek Erol Taşar ve Tolga Ural’a verdiğinden adlarına sahte kurul raporu çıkartılıp çok sayıda reçete düzenlenip Şengül ve Çetinkaya eczanesinden fatura edildiğinden belirtilen sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına fikir ve eylem birliği içerisinde katıldığının kabulü gerektiği vurgulanıyor.

 

Fikir ve eylem birliği var

Karaöz Sağlık Ocağından Dr. Özgür Cengiz ve Dr. Ayşegül Gürel tarafından hastalar muayene edilmeden 27 Eylül 2005-29 Kasım 2005 tarihleri arası düzenlenen toplam bedeli 2 bin 643,93 lira olan sahte 29 reçeteyi kuruma fatura ederek dolandıran Çağlar Eczanesi sahibi Tuncer Çağlar'ın sahte resmi evrak düzenletip kullanma ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçunu işlediği belirtildi. Kalfası Serkan Alparslan ve Sedat Erbinel'in düzenlenen sahtecilik ve dolandırıcılık fiillerine fikir ve eylem birlikteliği içerisinde katıldıkları anlatıldı. İddianame de Karaöz Sağlık Ocağından Dr. Cengiz tarafından 23 Eylül 2005-21 Ekim 2005 tarihleri arası düzenlenen toplam bedeli 1291,63 lira olan 8 adet sahte reçeteyi kuruma fatura ettiren, Ömer Kaplan'a sahte reçete getirmemesini söylediğini savunmasına rağmen yinede bu reçeteleri fatura eden Derya Eczanesi sahibi Tarık Karaoğlan'ın sahte resmi evrak düzenletip kullanma ve kamu kurumunu dolandırma suçunu işlediği öne sürüldü.

 

Gelirleri sahte reçeteden

Ayrıca S.Mehmet Aksoy tarafından Kayseri ve Antalya'daki yakınlarının karnelerine Doktor Özgür Cengiz tarafından düzenlenmiş reçetelerin bir kısmını eczanesinden fatura ettiği gibi bir kısmını da eşi olan Asuman Karaağlar'ın Derman Eczanesinden fatura edilmesini sağlamak suretiyle Derman Eczanesi’nin dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği vurgulandı. Ömer Kaplan ve S. Mehmet Aksoy'un Tarık Karabağlar'ın dolandırıcılık suçlarına fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak ettikleri ve sahte resmi belge düzenlettikleri belirtildi. Karaöz Sağlık Ocağından 20 Haziran 2005-31 Mayıs 2006 tarihleri arası düzenlenen toplam bedeli 19 bin 986.58 lira olan 90 adet sahte reçeteyi kuruma fatura ettiren, gelirinin önemli bir kısmı Ömer Kaplan ve S. Mehmet Aksoy'un yakınlarına ait reçetelerin fatura edilmesi karşılığı sağlanan Derman Eczanesi sahibi Asuman Karağlar'ın sahte resmi evrak tanzim ettirip kullanma, kamu kurumunu dolandırma suçunu işlediği belirtildi. Kalfası Nebi Toktaş, ilaç mümessilleri Ömer Kaplan ve S. Mehmet Aksoy'un sahte evrak tanzim ettirme suçunu işledikleri gibi, fikir ve eylem birliği içerisinde Asuman Karaağlar'ın dolandırıcılık eylemine de katıldıkları vurgulandı.

 

Sahte belge düzenlediler

Karaöz Sağlık Ocağından 20 Haziran 2005-10 Ekim 2005 tarihleri arası düzenlenen toplam bedeli 1552,83 lira olan 12 adet sahte reçeteyi kurumu fatura eden Çisem Eczanesi sahibi Gülay Akpınar'ın sahte belge düzenletip kullanma ve kamu kurumunu dolandırma suçunu işlediği anlatıldı. 5 adet reçeteyi usulsüz olarak düzenleyip reçeteleri Çisem Eczanesinde kullandıran Ömer Kaplan’ın sahte resmi evrak düzenletme suçunu işlediği ve Gülay Akpınar'ın dolandırıcılık suçuna katıldığı vurgulandı. Karaöz Sağlık ocağından 26 Haziran 2005-23 Aralık 2005 tarihleri arası düzenlenen toplam bedeli 1008,69 lira olan 12 adet sahte reçeteyi kamu kurumuna fatura eden Gürbüz Eczanesi sahibi Belgin Gürbüz'ün (YILDIRAN) sahte belge düzenletip kullanma ve kamu kurumunu dolandırma suçunu işlediği anlatıldı. İddianame de Kalfa Muhsine Doğan ve reçeteleri doktorlara düzenletenin Orkun Tutuş ve Hakan Turay'ın sahte evrak düzenletme ve Belgin Gürbüz Yıldıran’ın dolandırıcılık suçlarına iştirak ettiklerinin anlaşıldığı da yer aldı.

 

Kamu kurumunu zarara uğrattılar

Karaöz Sağlık Ocağından 15 Kasım 2005-13 Şubat 2006 tarihleri arasında sahte olarak düzenlenen bedellerinin toplamı 2022,46 lira olan 11 adet reçeteyi kuruma fatura ederek sahte belge düzenletip kullanma ve kamu kurumunu dolandırma suçlarını işleyen Uçan Eczanesi sahibi Cemal Onur Uçan'ın eylemlerine reçeteleri düzenleten Hakan Turay'ın iştirak ettiğinden her 2 şüphelinin de fikir ve eylem birliği içerisinde resmi evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırma suçlarını birlikte işledikleri de iddianamede yer buldu.

Karaöz Sağlık Ocağından 5 Ağustos 2005-10 Ekim 2005 tarihleri arasında düzenlenen toplam bedeli 1240,45 lira olan 9 sahte reçeteyi kuruma fatura eden Manavgat'taki Oymapınar Alp Eczanesinin sahibi Sedat Tekin'in sahte belge düzenletme, kullanma ve kamu kurumunu dolandırma suçunu işlediği, Deniz Kutu ve Tolga Ural'ın sahte reçeteleri yazdıran kişiler olduğu ve resmi evrakta sahtecilik suçunun yanında fikir ve eylem birliği içerisinde Sedat Tekin'in dolandırıcılık eylemlerine katıldıkları iddianamede anlatıldı.

 

Kamu kurumunu dolandırdılar

İddianamede Karaöz Sağlık Ocağında 23 Mart 2005-6 Şubat 2006 tarihleri arasında düzenlenen toplam bedeli 6393,71 lira olan 40 adet reçeteyi kuruma fatura eden Vefa Eczanesi sahibi Yusuf Faruk Doğan'ın sahte belge düzenletme, kullanma ve kamu kurumunu dolandırma suçlarını işlediği, Hakan Turay'ın sahte evrak tanzim ettirdiği gibi fikir ve eylem birliği içerisinde Yusuf Faruk Doğan'ın eylemine katıldığı belirtildi. Karaöz Sağlık Ocağında 12 Ağustos 2005-18 Temmuz 2006 tarihleri arasında düzenlenen toplam bedeli 51 bin 631,48 lira olan 287 reçeteyi kuruma fatura eden Çelebi Eczanesi sahibi Mustafa Çelebi’nin sahte belge düzenletip kullanma ve kamu kurumunu dolandırma suçlarını işlediği belirtildi.

 

Sehte belgeyi kuruma fatura ettiler

Karaöz Sağlık Ocağından 27 Temmuz 2005-28 Şubat 2006 tarihleri arasında düzenlenen toplam bedeli 26 bin 287,11 lira olan 211 adet sahte reçeteyi kuruma fatura eden; Kazım Uysal’ın 11 Mayıs 2005-28 Temmuz 2006 tarihleri arası düzenlediği 6 adet sahte reçete bedeli 264,56 TL'yi 31Mayıs-31 Temmuz 2006 tarihleri arasında kuruma fatura eden kendisi, annesi, babası dahil karneler üzerinden muayeneye dayanmayan sahte ilaç sağlık kurulu raporu çıkartıp, raporlara istinaden 21 Şubat 2002-7 Ağustos 2006 tarihleri arasında düzenlenen 61 adet reçete bedeli olana 34 bin 269,16 lirayı 26 Şubat 2002-31 Ağustos 2006 tarihleri arasında kuruma fatura eden Şengül Eczanesi sahibi Mehmet Şengül'ün sahte resmi evrak düzenletip kullanma, kamu kurumunu dolandırma suçlarını işlediği anlatıldı.

 

İlaçlara sahte kupür

Kalfası Erol Taşar ve ilaç mümessili Tolga Ural'ın sahte evrak düzenletmek ve Mehmet Şengül'ün dolandırıcılık suçlarına fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak ettikleri de iddianamede yer aldı. Karaöz Sağlık Ocağında 7 Eylül 2005, 21 Şubat 2006 tarihleri arasında düzenlenen toplam bedeli 24 bin 251,71 lira olan 194 adet sahte reçeteyi kuruma fatura eden, Dr. Kazım Uysal'ın 31 Mart 2005-24 Mayıs 2005 tarihleri arası düzenlediği 37 adet sahte reçete bedeli olan 3 bin 965,83 lirayı 9 Nisan 2005-31 Mayıs 2005 tarihleri arasında kuruma fatura eden, kendisi dahil 2 adet sahte sağlık kurulu raporu çıkartıp raporlara istinaden 8 Nisan 2005-4 Ocak 2006 tarihleri arası düzenlenen 16 adet reçete bedeli olan 7 bin 346,34 lirayı 9 Nisan 2005-19 Ocak 2006 tarihleri arasında kurama fatura eden, Cihangir Kaymaz'a ait 22 Eylül 2005 tarihli reçete ve İlyas Kamâ'ya ait 22 Eylül 2005 tarihli reçetelere Spectracef isimli ilaçlara ait sahte kupürleri ekleyen Çetinkaya Eczanesi sahibi Mustafa Korkut Çetinkaya'nın resmi evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırma suçlarını işlediği belirtildi.

 

Dolandırdıklarını geri ödediler

Erol Taşar, Tolga Ural ile birlikte Ömer Kaplan'ın sahte resmi evrak tanzim etme ve Mustafa Korkut Çetinkaya'nın kamu kurumunu dolandırma eylemlerine fikir ve eylem birliği içeresinde iştirak ettikleri anlatıldı. Mehmet Şengül ve Mustafa Korkut Çetinkaya'nın eczanelerinin karne -rapor-reçete alış verişi yapıp düzenlenen reçeteleri birbirlerinin eczanelerinde fatura ettirmek sureti ile birbirlerinin dolandırıcılık suçlarına iştirak ettikleri tespit edildi. TCK 168 maddesinden yararlanmak maksadıyla Mustafa Korkut Çetinkaya'nın 901,81 TL'yi Mehmet Şengül'ün 3 bin 470,76 TL'yi 29 Haziran 2006 tarihinde emanete alınmak üzere savcılığa ödedikleri (emanet 2006/5228), ayrıca Mehmet Şengül'ün 34 bin 533.72 TL'yi 8 Temmuz 2008 tarihinde ödediği (emanet 2008/3107), Tolga Ural'ın 3 bin 5 TL'yi 24 Kasım 2006 tarihinde emanete alınmak üzere savcılığa ödediği (Emanet 2006/6405), Özgür Cengiz'in 4 bin 600 lirayı 16 Mart 2006 tarihinde ödediği (emanet 2007/1237) anlaşıldı.

 

Bazıları suçlamalardan kurtuldu

İlk iddianamenin sonunda “Atılı suçları işledikleri anlaşılan şüphelilerin mahkemenizde yargılanarak yukarıda yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına, Erol Taşar ve Tolga Ural'ın tutuklulukta geçen sürelerinin TCK 63 maddesi uyarınca cezalarından mahsubuna, emanetteki suç eşyalarının karar kesinleştiğinde dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur” ifadesi 5 Nisan 2011 tarihli Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim Puran imzasıyla yer alıyor. İddianamede Cihangir Kaymaz, Mustafa Kulcur, Emine Gültekin, Mehmet Demir, Yaşar Demir, Ali Kocabaş, Hasan Şengül, Selahattin Gültekin, Nevzat Demir, Mehmet Karakoç, Veli Aksoy, Cemal Tevfik Oral, Huriye Özkaraca, Şaban Gülcan, Şerife Şengül, Müştak Batan, Zehra Turay, Huri Turay, Sebahat Gencer, Ramazan Alp, Ayşe Deniz, Ayşe Kökçe, Şahin Deniz, İbrahim Demir hakkında resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği de vurgulanıyor.

 

5 kişi tutuklanmıştı

Bilindiği ilk ilaç vurgununda 5 kişi tutuklanmıştı. Antalya'da, sahte heyet ve sağlık kurulu raporları ile başkalarının sağlık karnelerine ilaç yazarak 2 milyon liralık vurgun yaptığı ileri sürülen şahıslar, sorgulanmalarının ardından mahkemeye sevk edilmişti. Mahkemeye sevk edilen 8 kişiden, aralarında 2 doktorun bulunduğu 5 kişi 21 Eylül 2007’de tutuklanmıştı.

Doktorlar dışında olayda ilaç mümessilleri ve eczacılarda vardı. İlaç vurgunu operasyonu kapsamında yakalanan 2'si doktor, 1'i eczacı, 3 reprezant (tıbbi mümessil), 2 eczane çalışanı (kalfa); ‘nitelikli dolandırıcılık, örgüt kurmak, kurulan örgüt ile sahtecilik yapmak ve devleti zarar uğratmak’ gibi suçlardan tutuklanma talebi ile mahkemeye sevk edilmişti. Polis o dönem olayla ilgili 13 kişinin daha arandığını açıklamıştı. Antalya Emniyeti Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği ekipleri, SSK Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerinin 2 buçuk yıl süren araştırmasının sonuçları üzerine, aralarında doktor, eczacı ve ilaç mümessillerinin de bulunduğu, ilaç vurgununa adı karışan kişileri takibe almıştı.

 

İlaç talanı yaptılar

Teknik dinleme ve izlemenin ardından yapılan ve ‘Talan’ adı verilen operasyonda, o dönem Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Göğüs Cerrahi Yoğun Bakım Servisi'nde görevli doktor Ö.C., Orman Bölge Müdürlüğü Kurum Doktoru K.U., Eczacı A.O., eczane çalışanları V.D., V.Z. ile ilaç mümessilleri B.P. ve T.Ö. gözaltına alınmıştı. Zanlıların, hastalardan habersiz sağlık karnelerine değerleri yüksek ilaç yazdırdıkları, sahte heyet raporları, sağlık kurulu raporları düzenleyerek ilaç talanı yaptıkları, bu yöntemle 2 milyon liralık vurgun yaptıkları belirlenmişti. Polis, aralarında doktor, sağlık görevlisi, mümessil ve eczacıların olduğu 13 kişinin de arandığını kaydetmişti. Ayrıca 20'si doktor 50 kişinin de ifadesine başvurulduğu öğrenilmişti.

 

 

İKİNCİ İDDİANAMEDE NELER VAR:

 

İlaç, reçete ve sahte rapor yolsuzluğu ile ilgili yapılan operasyondan bir süre sonra ikinci bir operasyon yapıldı. Bununla ilgili olarak ikinci bir iddianame de hazırlandı. 2007/7278 soruşturma, 2011/8932 esas, 2011/409 iddianame numaralı dosya da Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 2011-239 esas numarasıyla görüşülecek dosyanın ilk operasyonun iddianamesi ile birlikte ilk duruşmaları 10 Ekim 2011 günü yapılacak. Kamu hakkında açılan davada müşteki SGK konumunda. Şüpheliler ise Bayındır Eczanesi sahibi eczacı Ali Oğuz, Göksu Eczanesi sahibi eczacı Kadir Göksu, ilaç mümessili Sedat Erbinel, doktor Kazım Uysal, eczane eski kalfası olan mümessil Veysel Zırh, eczane kalfası Barış Gürünlü, Taner Öksüz, Deva İlaç firması çalışanı Murat Aslan, doktor Özgür Cengiz, Efor (Değişim) Ofset Matbaacılık işletmecisi Rıdvan Yıldırım, Bora Peşken. İsnat edilen suç ise resmi belgede sahtecilik, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, örgüt yöneticiliği, resmi kurumu dolandırma.

 

Kimlere ne isteniyor

Suç tarihi ve yeri, 23 Şubat 2005 – 7 Mart 2007 tarihleri arasında Antalya merkez. TCK 158/1-e, 43, 53 (iki kez), TCK 204/1-2,43, 53, 54, TCK 220/1-5, 53, 63 Maddeleri ALİ OĞUZ. KADİR GÖKSU, SEDAT ERBİNEL için, TCK 158/1-e, 43, 53 (iki kez), TCK 204/1-2,43, 53, 54 TCK 220/2 221/4,53,63 maddeleri VEYSEL ZIRH için, TCK 210/2 Maddesi Delaletiyle TCK .204/2, 43,53,63 maddeleri KAZIM UYSAL ve ÖZGÜR CENGİZ için, TCK 158/1-e, 43, 53 (iki kez), TCK 204/1-2,43, 53. TCK 220/2,53 Maddeleri MURAT ASLAN, BARIŞ GÜRÜNLÜ için, TCK 158/1-c, 43, 53, (iki kez), TCK 204/1-2,43, 53. TCK 220/2,53,63 TANER ÖKSÜZ için, TCK 220/6 Delaletiyle 220/2, TCK 204/1, 43, 53, 54 RIDVAN YILDIRIM için, TCK 38/1 Delaletiyle 210/1 maddesinin 1. Cümlesi, 53 BORA PESKEN için uygulanması talep ediliyor.

 

Tutuklanma ve tahliye tarihleri

Konuyla ilgili olarak 21 Eylül 2007’de Kazım Uysal, Özgür Cengiz, Ali Oğuz, Taner Öksüz, Veysel Zırh için, 3 Ekim 2007’de Sedat Erbinel için tutuklanma kararı verilmişti. 5 Kasım 2007’de Özgür Cengiz, 12 Kasım 2007’de Kazım Uysal için, 25 Nisan 2008 Ali Oğuz-Veysel Zırh-Taner Öksüz için, 30 Nisan 2008’de Sedat Erbinel için tahliye kararı verildi. Dosyada delil olarak iddia, tevilli ikrar, SGK müfettiş raporu ve ekleri, tanık ifadeleri, iletişim tespit kayıtları, reçeteler, kupürler, kriminal incelemeleri, soruşturma izinleri, emanetin 2007/4005, 2007/4250, 2007/4353, 2007/5437, 2008/1349, 2008/1351, 2011/3033, 2011/3134 sırasında kayıtlı eşyalar yer alıyor.

 

Müfettişin ihbarıyla ortaya çıkarıldı

SGK Başmüfettişi Faruk Avşar’ın 16 Şubat 2007 tarihinde ihbar dilekçesi vererek Göksu Eczanesi sahibi Kadir Göksu, Bayındır Eczanesi sahibi Ali Oğuz, doktorlar Kazım Uysal ve Özgür Cengiz’in karıştığı sahte raporlara dayanan sahte reçete düzenlendiği ve SGK’ya fatura edildiği hususunun soruşturulması istemesi üzerine soruşturma başlatıldı. Savcılık dosyayı Antalya Emniyeti Kaçakçılık ve Organize Şube Müdürlüğü’ne tahkikat için gönderdi. Emniyet tarafından yapılan tahkikat ve devamında gelen SGK Başmüfettişi Faruk Avşar’ın 8 Haziran 2007 tarihli 2007/2 numaralı raporu ve savcılıkça sürdürülen tahkikatta yolsuzluk ortaya çıkartıldı.

 

Eczane ve evi arandı

Bayındır Eczanesi sahibi Ali Oğuz'un evinde yapılan aramada 1 kutu Exen Farol ve 2 kutu Delix Protect markalı kupürleri kesilmiş ilaç, Bayındır Eczanesinde yapılan aramada defterler ve ajandalar, 8 kutu içi boş kupürü kesilmemiş Cefozun ilaç kutusu, 1 kutu içi boş kupürü kesilmemiş Xefo ilaç kutusu. 11 kutu içi boş kupürü kesilmemiş Dispoian ilaç kutusu 1 kutu kupürü kesilmiş Rennie marka ilaç, 1 kutu kupürün kesilmiş Dilatrend marka ilaç, 2 adet coraspin, 1 adet gentayat ilaçları kupürü, reçete fotokopileri, heyet raporları bulundu. Bayındır Eczanesi’nde bulunan Casper marka bilgisayarın incelenmesinde bilgisayarda kamu personeli ve bunların emeklilerinin yurtdışında tedavilerine ilişkin sağlık kurulu raporu formu, tomografi, MR ve benzeri ileri tetkik işlemleri sevk formu, kan ve kan konpenetleri talep formu bulundu.

 

Deliller bilgisayarda bulundu

Silinmiş dosyalarda recover isimli kurtarma programıyla geri getirildi. İnceleme yapıldı. Adına sahte kurul raporu çıkartılan karne sahiplerinden Yılmaz Ülen, İsmet Sevgi, Reyla Erden, Necat Özakçan ve Şükran Akgöl isimleri bilgisayarda liste şeklinde görüldü. Bu isimlerin karşılarında tarih ve kodlamalar olduğu tespit edildi. Sedat Erbilen'in aracında çok sayıda ilaç, Sedat Erbilen'in kayınbabası Ömer Çetintaş'ın bodrumunda 1009 kutu üzeri etiketli ilaç, 211 kutu ‘satılamaz numunedir’ yazılı ilaç, Azitro, Melcam, Tamiflu, Amoklavin-Bid, Adepiron, Cefaks marka toplam 7 adet boş ilaç kutusu bulundu. Rıdvan Yıldırım'ın işlettiği Efor (Değişim) Ofset Matbaacılık’ta yapılan aramada Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne ait 3 adet çalışan personel sağlık karnesi, szonma zasıhelli ve pr zeçhoviwaniye isimli ilaç prospektüsü baskı kalıbı bulundu. Göksu Eczanesi sahibi Kadir Göksu'nun babasının evinde yapılan aramada ele geçirilenler içerisinde adına sahte sağlık, kurulu raporu oluşturulduğu tespit edilen Nejat Özakçan'a ait sağlık karnesi fotokopisi ve 4 adet reçete çıktı.

 

İletişim tespit edildi –dinlenildi-kayda alındı

Veysel Zırh'ın ikametlerinde yapılan aramada Nazan Doğan, Ceylan Zırh, Faraç Zırh'a ait sağlık karneleri ele geçirildi. Mahkemeden alınan karar uyarınca şahıslarla ilgili yapılan iletişimin tespiti-dinlenilmesi-kayda alınması çalışmaları neticesinde Bayındır Eczanesi sahibi Ali Oğuz'un Taner Öksüz ile yaptığı telefon konuşmalarından Ali Oğuz'un karne getireceği, Taner Öksüz'ün karneye sağlık kurulu raporu çıkartacağı ve reçete düzenleteceği belirlendi. Ayrıca Taner Öksüz'ün Ali Oğuz'a karne temin ettiği, Taner Öksüz'ün istirahat raporu isteyen Cem Deda ile yaptığı görüşmelerden Taner Öksüz de doktor kaşesi olduğu ve râporun kendisi tarafından yazılabileceğini ifade ettiği, sonradan raporu kendi tanzim etmeyip doktora yazdırdığı anlaşıldı.

 

Sahte rapor yaptılar

(Dönemin) Antalya Devlet Hastanesi’nden gelen cevaplardan, bir kısım sigortalılara ait sağlık kurulu raporlarının hastane de kaydının olmadığı, doktor imzalarının taklit edildiği, kaşelerinin basıldığı ve sahte olarak oluşturulduğu tespit edildi. Bu iki eczaneden (Göksu ve Bayındır) fatura edilen reçeteler ekindeki sahte sağlık kurulu raporlarında sağlık karnelerinin birinci sayfasındaki fotoğrafın rapora kopyalanmış olduğu, karnedeki bilgilerin rapora da doğru olarak yazıldığı, karnede bulunmayan baba adı ve doğum yeri kısımlarının hayali olarak gerçek bilgilerle uyumsuz olarak doldurulduğu anlaşıldı.

 

Sahte raporlara bak

Başmüfettiş Faruk Avşar'ın raporunun 3 ve 4 sayfasında gösterilen sigortalılar Yüksel Ülen, İhsan Bulak, Satılmış Veli, Zafer Üçgül, Mehmet Şirin Yıldırım, Hatice Çiğdem Yorgancılar, Ümmü Gülsüm Sivridastan, Rahime Çalıkuşu, Senem Sülün, Mehmet Obut, Abdurrahman Gülbeyaz, Nuran Karapınar, İsmet Sevgi Alıcı, İrfan Vursavaş, Oğuz Karapınar, Reyla Erden, Sahra Biçer, Ümmügül Güner, Necat Özakçan, Alev Gülşen, Gülay Satılmış, Dilek Tığ, Aviş Gülbeyaz, Esra Öztunç, Feride Pamukçu, Aysun Yüksel, Salih Biçer, Şahran Akgül, Yücel Bulak, Ali Kıldıran, Celil Çakal, Mehmet Bahatân, Gülderen Bahatan, Muhammet Fatih Özdemir, Zeynep Bilen, Remziye Öztunç, Çetin Türkmen, Veysel Zırh, Dilşah Zırh, Ceylan Zırh, Şahin Deniz, Celil Kenger, Hikmet Çetin, Süleyman Pamukçu, Abdurrahman Avcı, Burcu Adıgüzel, Enis Zırh, Nilgün Satılmış, Aydın Çardağ, Ayşe Deniz, Derya Altıncık, Çetin Esen, Hande Acun'un raporlarının sahte olduğu ortaya çıktı.

 

Muayene olmadan reçete yazılmış

Bu raporların 28/03/2005-29/09/2006 tarihleri arasında düzenlendiği, bu raporlara dayanarak doktorların muayene etmeksizin bu şahıslar adına reçeteler düzenledikleri, bu reçetelerin Göksu ve Bayındır Eczaneleri tarafından SGK'ya fatura edildiği tespit edildi. Yüksel Ülen, Necat Özakçan, Şükran Akgöl, Muhammet Fatih Özdemir, Çetin Türkmen, Veysel Zırh, Ümmügülsüm Sivridestan, Feride Pamukçu, Celil Çakal, Celil Kenger, Süleyman Pamukçu, Burcu Adıgüzel, Enis Zırh ve Aydın Şardağ adlarına birden fazla sahte rapor düzenlendiği gibi bunlardan Yüksel Ülen, Necat Özakçan, Şükran Akgöl, Muhammet Fatih Özdemir, Çetin Türkmen, Veysel Zırh'a ait farklı raporların Bayındır ve Göksu eczanelerinde ayrı ayrı kullanıldığı anlaşıldı.

 

Raporda ilaçta almamışlar

Reçete düzenlenen sigortalıların alınan ifadelerinden sağlık kurulu raporu almadıkları, reçetelerde belirtilen ilaçları almadıkları anlaşıldı. Sigortalılardan Yüksel Ülen’in, Bayındır Eczanesi sahibi Ali Oğuz’un kayınvalidesi olduğu ortaya çıktı. Ülen, reçeteyi yazan doktora muayene olmadığını ifade etti. 25 Temmuz 2006 tarihli reçetesindeki sağlık karnesinin dokuzuncu sayfası ile, gerçek sağlık karnesinin dokuzuncu sayfasının farklı olduğu anlaşıldı. Ümmügülsüm Sivridastan ifadesinde Göksu Eczanesi sahibi Kadir Göksu’nun akrabası olduğunu ve yaşlı olduğu için Kadir Göksu’nun hastaneye giderek rapor çıkarttığını, ancak kendisine gösterilen diğer raporlardan haberinin olmadığını, reçetede yazılı ilaçlardan sadece Zacor isimli ilacı kullandığını belirtti.

 

İfadeler gerçeği ortaya çıkardı

Mehmet Obut ifadesinde; eczacının kendisine ilacın elinde olmadığını söylemesi üzerine karneyi Göksu Eczanesi’ne bıraktığını, rapordan bilgisinin olmadığını, reçetede yazılı ilaçları almadığını beyan etti. Esra Öztunç’un babası Mehmet Öztunç ifadesinde kızına rapor çıkartmadıklarını, karnenin altıncı sayfasındaki ilaçları kullanmadıklarını, Antalya da yazılan ilaçları yakını olan eczacı Kadir Göksu’dan aldıklarını belirtti. Feride Pamukçu ifadesinde rahatsızlığı olmadığını, eşinin sağlık karnesi ile aynı çantada bulunan kendi sağlık karnesinin Kadir Göksu'nun eczanesinde kaldığını anlattı. Aysun Yüksel ifadesinde sağlık karnesi çıkartmadığını, ilaçlarını aldığı Göksu Eczanesinde sağlık karnelerinin kaldığını, reçetedeki ilaçları kullanmadığını belirtti. Şükran Akgül ifadesinde rapor çıkartmadığını, karnesinin Ali Oğuz'da bir kaç kez kaldığını, Mehmet Buhatan ifadesinde rapor çıkarmadığını, karnesinin Bayındır Eczanesinde kaldığını, Muhammet Fatih Özdemir ifadesinde sağlık raporunun olmadığını, karnesinin Göksu Eczanesinde kaldığını beyan etti.

 

Karnelerdeki ilaçlar gerçekte hiç alınmadı

Remziye Öztunç ifadesinde ilaçlarını yakını olan Kadir Göksu'dan aldığını, rapor almadığını, karnenin yirmialtıncı sırasındaki ilaçları almadığını, Hikmet Çetin ise ifadesinde rapor çıkartmadığını, ilaçlarını yakını olan Kadir Göksu'dan aldığını, karnenin beşinci sırasındaki ilaçları kullanmadığını beyan etti. Süleyman Pamukçu ifadesinde göz ameliyatı sırası alması için kendisi, eşi Feride Pamukçu ve çocuğuna ait karneyi komşusu ve hemşerisi eczane sahibi Kadir Göksu'ya bıraktığını, rapor almadığını, rapordaki rahatsızlıklarının olmadığını, reçetedeki ilaçları almadıklarını ifade etti. Reyla Erden ifadesinde sağlık kurulu raporu çıkarmadığını, karnesini bazı eczaneler ve Murat Aslan'a ilaç yazdırmaları için verdiğini anlattı. Gülşen Alev ifadesinde karnesini ilaç yazdırması için Murat Aslan'a verdiğini rapor çıkartmadığını, Dilek Tığ ifadesinde karnesine ilaç yazdırması için Murat Aslan'a verdiğini ifade etti.

 

Birine acil ilaç yazacağız deyip karnesini aldılar

Senem Sülün'ün annesi olup kendi adına da sahte reçete ve rapor bulunan Hatice Çiğdem Yorgancılar kendi karnesini ve kızı Senem Sülün'ün karnesini Murat Aslan'a verdiğini ifade etti. 14 Haziran 2007 tarihli tutanak tutuldu. Yücel Bulak ifadesinde Bayındır Eczanesinde Veta isimli ilaç firması çalışanı Sedat isimli şahsa sağlık karnesi bıraktığını, şahsın karne ile ilaçları getirdiğini, Abdurrahman Avcı ifadesinde Göksu Eczanesi kalfası Barış'ın bir hasta için acil ilaç yazılması gerektiğini söyleyerek karnesini aldığını ifade etti. Salih Biçer ifadesinde karnesini ilaç yazması için Veysel Zırh'a verdiğini, Salih Biçer'in annesi Yaşar Biçer ifadesinde oğlunun karnesine ilaç yazdırması için eczane çalışanı Veysel'e verdiğini iddia etti.

 

SGK bedeli sağlık kabinlerine

Ali Kıldıran ifadesinde karnesini Soğuksu Eczanesi kalfası Veysel'e ilaç yazdırması için verdiğini, Nilgün Satılmış ifadesinde karnesini ilaç yazdırması için Veysel isimli ilaç mümessiline verdiğini ifade etti. Veysel Zırh 28 Eylül 2007 tarihli savcılık ifadesinde Barış Gürünlü ile birlikte Bayındır Eczanesinde 2006 yılında kalfa olarak çalıştığını, Bayındır Eczanesi sahibi Ali Oğuz'un Sedat Erbinel isimli ilaç mümessiline karne verdiğini, Sedat'ın da tanıdığı doktorlara reçete yazdırıp getirdiğini itiraf etti. Eczane sahibi Ali Oğuz'un istemesi üzerine 5- 6 adet karne bularak Sedat Erbinel’e verdiğini, birkaç tanede Barış Gürünlü’nün verdiğini, kupürleri ilaç mümessili Sedat Erbinel’in getirdiğini, SGK'dan alınan bedelin yüzde 70'inin Sedat Erbinel’in ilaç olarak alıp turizm yörelerindeki küçük sağlık kabinlerine sattığını belirtti.

 

Zırh’ı teşhis ettiler

Veysel Zırh ifadesinde doktor Kazım Uysal'ın eczaneye gelip gittiğini, mümessil Sedat Erbinel’in ona da ilaç yazdırdığını ama doktor Kazım Uysal'ın raporların sahteliğini bildiğini sanmadığını ifade etti. Çıkartılan sahte raporlardan ikisi Veysel Zırh'a ikisi Enis Zırh'a, Dilşah ve Ceylan Zırh isimleriyle Veysel Zırh'a ait olduğu tespit edildi. Nilgün Satılmış, Ali Kaldıran ve Yaşar Biçer Veysel Zırh'ı teşhis etti. Celil Çakal ifadesinde Ali Oğuz'un eczanesine yakın yerde işyeri olduğunu, mümessiller Taner ve Sedat'ı orada tanıdığını, tansiyon ve alerji rahatsızlığının olduğunu anlattı. Karnesini eczane sahibi Ali Oğuz'a bıraktığını, sağlık kurulu raporu almaya gitmediğini, sahteliğini bilmediğini ifade etti. Taner Öksüz savunmasında Ali Oğuz'un kendisinden karneye yazılmış reçeteler istediğini, yardımcı olmak için Bucak ilçesinden Bahtiyar isimli kalfayı aradığını, ama aralarında karne alışverişi olmadığını anlattı. Cem Deda'nın akrabası olduğunu, rapor alırken kendisinin de yanında olduğunu ifade etti.

 

Teşhis yapıldı

Barış Gürünlü ifadesinde Bayındır Eczanesi sahibi Ali Oğuz'un yanında kalfa olarak çalıştığını, Ali Oğuz'un ilaç mümessili(reprezant-ilaç tanıtım elemanı-temsilci) Sedat Erbinel'e sağlık karnelerini verip ilaç veya rapor yazdırmasını istediğini belirtti. Celil Çakal'ın karnesinin genellikle Ali Oğuz'da bulunduğunu, Abdurrahman Avcı'nın ilaç almak için geldiğini, Ali Oğuz'un yardımcı olacağını söyleyip karnesini alıp mümessil Sedat’a verdiğini, Sedat'ın karneye ilaçları yazdırdığını, eczane sahibi Ali Oğuz'un karne kupür alışverişini mümessil Sedat ile yaptığını ifade etti. Yapılan teşhis işleminde Abdurrahman Avcı kendisinden ‘bir hastaya acil ilaç lazım’ diyerek karneyi alanın Barış Gürünlü olduğunu ifade etti.

 

Matbaada kupür basmışlar

Murat Aslan savunmasında Deva İlaç firmasında çalışmaya başladığında Sedat Erbinel’in kendisine yardımcı olduğunu, kendisinden promosyon ilaç isteyenler olduğunu Sedat'a bahsettiğini anlattı. Sedat'ın karneleri getirdiği taktirde yardımcı olacağını söylemesi üzerine Reyla Erdem, Hatice Çiğdem Yorgancılar ve Dilek Tığ’ın verdikleri sağlık karnesini güvenmesi sebebi ile Sedat’a verdiğini, daha sonra Sedat’tan aldığı ilaçlarla karneyi tekrar bu şahıslara iade ettiğini belirtti. Rıdvan Yıldırım savunmasında Sedat Erbinel’in promosyon ilaçlara ait etiketler olduğunu söyleyerek matbaasında ilaç kupürü basılmasını istediğini, bastığı kupürleri Sedat'ın beğenmediğini ve daha kaliteli baskı yapmasını istediğini anlattı. Kupürlerin fiyatlarını öğrenince basmaktan vazgeçtiğini ifade etti.

 

Liseli için rapor düzenlediler

Diğer şüpheliler ise ifadelerinde suçlamayı reddetti. Alınan ifadelerden Bora Peşken’in Mustafa Doğan Korkmaz isimli lise öğrencisinin okula gitmemesi için rapor düzenlemesini istediği, Dr. Kazım Uysal’ın da 28 Mayıs 2007 tarihli raporu düzenlediği anlaşıldı. Göksu ve Bayındır eczanelerinin reçeteleri ekindeki ilaç kupürlerinin sahteliğinden şüphelenilenler ile ilgili yapılan araştırmada; Sağlık Müdürlüğü 7 Şubat 2008 tarihli yazısı ile Dilek Tığ, Şükran Akgül, Ceyhan Zırh, Feride Pamukçu, Zehra Korkmaz, İsmet Sevgi Alıcı’nın reçetelerindeki Ketek 400 mg tabletlerin ve Avis Gülbeyaz, Dilşah Zırh ve Zeynep Bilen’in reçetelerindeki Delix protect 10 mg ilaçların kupürlerinin sahte olduğunun tespit edildiğini bildirdi.

 

Kriminal de tespit edildi

Yine İl Sağlık Müdürlüğü 9 Mart 2008 tarihli yazısı ile Mehmet Obut, Muhammet Fatih Özdemir, Burcu Adıgüzel, Aydın Şardağ, Celil Çakal’ın reçetelerindeki Zypreva tablet ve Mehmet Obut, Burcu Adıgüzel, Veysel Zırh, Aydın Şardağ'ın reçetelerindeki Ketek 400 mg tabletlerin kupürlerinin sahte olduğunun tespit edildiğini bildirildi. Antalya Emniyeti Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 10 Ekim 2007 tarih 2007/832 ve 10/03/2008 tarih 2008/209 uzmanlık numaralı raporları ile Sağlık Kurulu raporlarına ‘aslının aynıdır’ işlemini gerçekleştiren imzaların tespitine yönelik incelemede Dilşah ZIRH ve Şükran AKGÜL'ün rapor fotokopilerine ‘aslının aynıdır’ yapan imzanın Dr. Özgür CENGİZ'e ait olduğu tespit edildi.

 

Doktor imzaları bile sahte

Celil ÇAKAL (3 adet) Veysel ZIRH (2 adet), Yücel BULAK, Zafer ÜÇGUL, Çiğdem HATİCE YORGANCILAR, Ali KALDIRAN, Burcu ADIGÜZEL, Muhammet Fatih ÖZDEMİR, Dilşah ZIRH ve Enes ZIRH rapor fotokopilerine ‘aslının aynıdır’ işlemi yapan imzanın Dr. Kazım UYSAL'a ait olduğu belirlendi. Güldiken BAHATAN (2), Celil ÇAKAL, Şükran AKGÜL ve Mehmet BAHATAN'ın raporlarına aslının aynıdır işlemi yapan imzanın Eczacı Ali OĞUZ'a ait olduğu; bununla birlikte Esra ÖZTUNÇ, Gülay SATILMIŞ, Feride PAMUKÇU, Abdurrahman AVCI, Aviş GÜLBEYAZ ve Celil KERGEN’e ait 2 adet reçetedeki onay kısmındaki doktor Özgür CENGİZ adına atılan imzaların taklit olduğu ve Özgür CENGİZ elinden çıkmadığı belirlendi. Remziye ÖZTUNÇ ve Zeynep BİLEN onaylarındaki imzaların Dr. Mehmet HAKAN DEMİRCİ’ye ait olmadığı anlaşıldı. Senem SÜLÜN, Nuran KARAPINAR, Burcu ADIGÜZEL ve Ceyhan ZIRH raporlarındaki onay imzasının DR.Halil YENER AKŞİT’e ait olmadığı belirlendi.

 

Reçete imzaları sahte çıktı

Yüksel ÜLEN ve Abdurrahman GÜLBEYAZ'a ait rapor onaylarındaki imzanın Dr.Cem MUTLU'ya ait olmadığı, Nilgün SATILMIŞ'ın raporundaki aslının onayındaki imzanın Dr.Oya ÖZGÜR SALDI'ya ait olmadığı, Muhammet Fatih ÖZDEMİR'in raporunun ‘aslının aynıdır’ onayındaki imzanın Dr.Aysel SAVRAN TOKGÖZ'e ait olmadığı, Reyla ERDEN ve Alev GÜLŞEN'in raporlarındaki ‘aslının aynıdır’ imzasının Dr.Ali KAYA ERSOY'a ait olmadığı, Şükran AKGÜL, Dilşah ZIRH, Gülderen BAHATAN, Şükran AKGÜL'ün reçetelerindeki imzaların doktor Özgür CENGİZ'e ait olduğu, Burcu ADİGÜZEL'in reçetesindeki imzanın Halil YENER AKŞİT'e ait olmadığı, Remziye ÖZTUNÇ ve Zeynep BİLEN reçetelerini aynı şahsın yazdığı, Remziye ÖZTUNÇ ve Oğuz KARAPINAR reçetelerindeki yazı ve imzaların Dr.Mehmet HAKAN DEMİRCİ'ye ait olmadığı, Yüksel ÜLEN ve Abdurrahman GÜLBEYAZ'ın reçetelerindeki yazı ve imzaların Dr.Cem MUTLU'ya ait olmadığı tespit edildi.

 

Bazı imzalar tek elden çıkmış

Muhammet Fatih ÖZDEMİR'in reçetesindeki yazı ve imzanın Dr.Aysel SAVRAN TOKGÖZ'e ait olmadığı, Alev GÜLŞEN'in reçetesindeki yazı ve imzanın Dr.Ali KAYA ERSOY'a ait olmadığı, Nurcan KARAPINAR ve Ceylan ZIRH, Senem SÜLÜN, Celil KENGER, Aviş GÜLBEYAZ, Gülay SATILMIŞ, Esra ÖZTUNÇ, Abdurrahman AVCI, Reyla ERDEN, Şükran AKGÜL, Feride PAMUKÇU, Aydın ŞARDAĞI ve Dilek TIĞ'ın reçetelerindeki yazıların aynı şahsın eli ürünü olduğu bildirildi.

 

Raporlar hastanede bile yok!

SGK Başmüfettişi Faruk AVŞAR'ın incelemesi neticesinde hazırladığı rapor ise her şeyi ortaya koyuyor. Raporda (dönemin) Antalya Devlet Hastanesinden düzenlenmiş görülen ilaç sağlık kurulu raporlarından sahte olanların ve bu raporlara bağlı hazırlanan reçetelerin incelendiği, yazışmalar sonucu Antalya Devlet Hastanesinden gelen cevaplardan bir kısım sigortalılara ait sağlık kurulu raporlarının bu hastanede rapor düzenlendiğine ilişkin kaydının olmadığının anlaşıldığı vurgulanıyor. Bazı raporların ise kaydının bulunmakla beraber doktor imzalarının ve kaşelerinin raporlara sahte olarak atıldığı anlaşılıyor.

 

SGK’yı zarara soktular

Raporda Doktor Kazım UYSAL'ın Orman Bölge Müdürlüğü doktoru olmasına rağmen işyeri ile ilgisi olmayanlara da reçete düzenlediği, düzenlenen reçete ve ilaç raporu onaylarının çoğunlukta Kazım UYSAL ve Özgür CENGİZ’e ait olduğu vurgulanıyor. Azda olsa başka doktorlarında isminin geçtiği, Özgür CENGİZ'in başlangıçta bu reçeteleri düzenlediği, fakat hakkında başlayan tahkikattan sonra düzenlemediği ve yerine sahte imzalar atıldığı, diğer doktorlar adına da atılmış sahte imzalar olduğu bildiriliyor. 68 adet sahte sağlık kurulu raporuna göre 98 adet reçete düzenlendiği, 14 Kasım 2005-17 Ocak 2007 tarihleri arasında düzenlenen reçetelerin SGK’ya fatura edilmesi ile kurumun Bayındır Eczanesi tarafından 24 bin 102 lira 99 kuruş, Göksu Eczanesi tarafından 32 bin 122 lira 42 kuruş zarara uğratıldığı bildiriliyor.

 

Ek rapor hazırlandı

Konuya ilişkin ek mahiyetli araştırma yapan SGK Müfettişi Ercan ŞAMLIOĞLU, 9 Ekim 2007 tarih 9974-33/07 numaralı bir rapor hazırladı. Raporda (dönemin) Antalya Devlet Hastanesi kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde Perihan GÖREN, Ali KURT, Hürriyet BİTİRGEN, Müzeyyen ÇAKAL, Yaşar AKMAN, Bayram AKMAN, Kamile AKMAN, Nafia GÜLER’in raporlarının sahte olduğunun tespit edildiği belirtiliyor. Dr. Kazım UYSAL'ın sahte sağlık kurulu raporlarına ‘Aslı Gibidir’ onayı verip sigortalıların bilgisi dışında 9 reçete düzenlendiği anlatılıyor. Raporlu reçetelerin haricinde rapora dayanmayan ve hak sahiplerinin bilgisi dışında düzenlenmiş Cevat GÜNAY, Hürriyet BİTİRGEN, Nesibe AYDOĞAN ve Nafia GÜLER adına 8 adet reçetesinin daha olduğu vurgulanıyor.

 

Reçeteye sonradan ilaç eklemiş

Samime GÜNERTEN adına düzenlenen reçeteye, iki ilacın sigortalının bilgisi dışında eklendiği, reçetedeki karne nüshası ile karnedeki sureti arasında iki ilaç arasında fark olduğu, hak sahibinin haberi olmaksızın kullanmadığı iki ilacın sonradan eklendiği reçeteyi düzenleyen kişinin Dr. Kazım Uysal olduğu belirtiliyor. Perihan GÖREN ve Yaşar AKMAN'ın sahte raporlu reçetelerini fatura eden Göksu Eczanesinin 1977,29 TL, diğer eylemleri yapan Bayındır Eczanesinin 8.504, 8 TL kurumu zarara uğrattığı, fatura tarihlerinin 8 Şubat 2006-1 Eylül 2006 tarihleri arası olduğunu bildiriliyor. İddianamade Yaşar Akman'a ait iki ayrı sahte rapor düzenlenmesi ve birinin Göksu diğerinin Bayındır Eczanesinde kullanılmasın ise dikkat çekici olduğuna değiniliyor.

 

Eczacılar ve mümessil örgüt yöneticisi

İddianamede Antalya İl İdare Kurulu Müdürlüğünün 4 Aralık 2007 tarih 262 numaralı kararı ile belirtilen eylemlerinden dolayı doktor Kazım UYSAL'a, 7 Mart 2007 tarihli 44 numaralı kararıyla da doktor Özgür CENGİZ'e soruşturma izni verildiği belirtiliyor. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından Sedat ERBİNEL isimli Deva İlaç firması mümessili ile Bayındır Eczanesi sahibi Ali OĞUZ ile Göksu Eczanesi sahibi Kadir GÖKSU'nun örgüt yöneticiliği yaptıkları belirtiliyor. Bu kişilerin süreklilik arz eden biçimde sahtecilik-dolandırıcılık yaptıkları, iki eczane arasındaki ilişkiyi Sedat Erbinel'in sağladığı, örgüt mensupları olup örgüt yöneticileri ile aralarında hiyerarşik yapı mevcut olan Veysel ZIRH, Taner ÖKSÜZ, Barış GÜRÜNLÜ ve Murat ASLAN'ın karne temin ettikleri belirtiliyor. Sigortalılardan çeşitli bahanelerle elde edilen karnelerin ön sayfasının fotokopisini çekip bu sayfadaki bilgiler ve fotoğraflarla bilgisayarda sahte sağlık kurulu raporu hazırlandığı, bu raporların hastane de kaydı olmadığı vurgulanıyor. 3 tane raporun Antalya Devlet Hastanesi kaydı olduğu fakat kurulda kalması gereken suretlerin olmadığı ve doktor imzalarının sahte olduğu belirtiliyor.

 

Reçeteler Karaöz ve Orman’a

Raporların 28 Mart 2005-28 Eylül 2006 tarihleri arası düzenleme tarihlerini içerdiği ve 68 adet olduğuna değiniliyor. Eczacıların kalfalarının ve ilaç mümessillerinin sağlık raporlarına dayanarak, bazılarında da raporsuz olarak Antalya'ya 40 km mesafedeki Karaöz Sağlık Ocağı doktoru Özgür CENGİZ'e ve Orman Bölge Müdürlüğü Kurum Doktoru olduğu için orman mensupları haricine reçete düzenlememesi gereken Dr. Kazım UYSAL'a hastaların müracaatı olmaksızın reçeteler düzenlettirdikleri anlatılıyor. Doktorların sahte raporların fotokopilerine ‘aslının aynıdır’ işlemini yapmasını sağladıkları, bazı doktorların adına sahte reçeteler düzenledikleri belirtiliyor. Dr. Özgür CENGİZ'in hakkında açılan soruşturma üzerine reçete düzenlememesi üzerine 2006 yılı Temmuz ayında Dr. Özgür CENGİZ'in adına sahte reçete düzenledikleri ve sahte raporlara Özgür CENGİZ adına ‘aslının aynıdır’ işlemi yaptıkları, bazı reçetelere sahte kupürler yapıştırıldığı, ilaçların reçetede adı geçen sigortalılara ödenmediği vurgulanıyor.

 

Dolandırıcılığın böylesi

Sigortalılara ilaçları teslim aldıklarına dair adlarına imza atıldığı, sahte kupürleri ve sağlık karnelerini Deva İlaç firması mümessili Sedat ERBİNEL'in Efor Matbaası sahibi Rıdvan YILDIRIM'a düzenlettiği anlatılıyor. Deva İlaç firması mümessili Sedat ERBİNEL'in reçete edilen ilaçların bedelini almayıp yerine eczaneden ilaç alıp turizm bölgelerinde sattığı vurgulanıyor. 68 adet rapora dayanarak 14 Kasım 2005-17 Ocak 2007 tarihleri arasında düzenlenen 92 reçetenin kuruma fatura edilmesiyle Bayındır Eczanesinin 24 bin 102,99 TL, Göksu Eczanesinin 32 bin 122, 42 TL olarak SGK’dan ödeme aldığı belirtiliyor. Müfettiş Ercan ŞAMLIOĞLU'nun bildirdiği sahte rapora dayanan veya raporsuz olarak 8 Şubat 2006-1 Eylül 2006 tarihleri arasında fatura edilen reçetelerle bir öncekine ek olarak Bayındır Eczanesine 8 bin 504,80 TL, Göksu Eczanesine 1997,29 TL ödeme yapıldığı; bir başka deyişle Bayındır Eczanesinden yapılan dolandırıcılığın toplam 32 bin 607,79 TL, Göksu Eczanesinden 34 bin 119,71 TL olduğu açıkça vurgulanıyor.

 

Sahtesine ‘Aslının aynıdır’ damgası

Doktorlar Özgür CENGİZ ve Kazım UYSAL'ın örgüt ile menfaat ilişkisi ve örgüt bütünlüğü içinde hareket ettikleri tespit edilmemekle birlikte çok sayıda sahte reçete düzenledikleri, sahte raporlara ‘aslının aynıdır’ işlemi yaptıkları anlatılıyor. Doktor Kazım UYSAL'ın ayrıca Bora PEŞKEN'in istemesi üzerine muayene etmeden (okula gitmemesi için lise öğrencisi) Mustafa DOĞAN KORKMAZ'a rahatsız olduğuna dair rapor düzenlediği vurgulanıyor. Bora PEŞKEN'in eyleminin, Mustafa DOĞAN KORKMAZ'a raporlar düzenlemesini Kazım UYSAL'dan isteyerek atılı sahtecilik suçuna iştirak olduğu, belirtilen rapordan dolayı kamu zararı veya kişilerin zararı olmadığından hakkında 210/1 maddesinin 1. Cümlesinin uygulanması gerektiğine değiniliyor.

 

Eczanelerin bağlantısı Deva İlaç firması mümessili

Veysel Zırh’ın yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiğinden hakkında TCK 221/4 maddesinin son kısmının uygulanması gerektiği de iddianamede belirtildi. TCK 168 maddesinden faydalanmak amacıyla Göksu Eczanesi sahibi Kadir GÖKSU'nun 2 Şubat 2009 tarihinde 32 bin 123 TL ödemede bulunduğu anlatıldı. Dolandırıcılık eylemleri, iki ayrı eczaneden reçete fatura edilmesi ile işlendiğinden iki ayrı dolandırıcılık olduğu ve örgüt mensuplarının her iki dolandırıcılıktan da sorumlu oldukları vurgulandı. Aynı sigortalılar adına birden fazla sahte sağlık kurulu raporu düzenlenmesi ve bu sigortalılara ait sahte raporların her iki eczanede (Göksu ve Bayındır eczaneleri) ayrı ayrı kullanılması, aynı sağlık birimlerinde aynı doktorlara reçete ettirilmesi, sigortalının karnesini bıraktığı eczanenin değil diğer eczanenin rapor ve reçete düzenletmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde iki eczane arasında bağlantı olduğunun tespit edildiği vurgulandı.

 

5 kişiye kovuşturmaya yer yok kararı

İddianamede eczaneler arasındaki bu bağlantıyı Deva İlaç firması mümessili Sedat Erbinel'in sağladığı anlatıldı. Kurulan örgütlü yapının süreklilik taşıdığının anlaşıldığına değinildi. 7 Nisan 2011 günü hazırlanan iddianamede şüphelilerin Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanarak sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olundu. Antalya Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim Puran, iddianamede Mehmet Tezer, Algan Özdemir, Celil Çakal, Dudu Nalan Taylan, Halit Çetin Önol hakkında Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği, Suç İslemek Amacıyla Örgüt Kurma, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verdiğini de belirtti.

 

KUTU…KUTU…

 

Hakem Deda’da dinlemeye takılmıştı

 

Antalya'da gerçekleşen 'Talan' operasyonu için yapılan dinlemeye hakem Cem Deda da takılmıştı. Deda, kendisi ve babası için sahte rapor istiyordu

O dönem Süper Lig'in en genç hakemi Cem Deda (24), Antalya'da yapılan ve 3 milyon liralık ilaç vurgununun ortaya çıkarıldığı, doktor-eczacı-ilaç mümessillerden oluşan 7 kişinin tutuklandığı "Talan" operasyonunda, telefon dinlemesine takılmıştı. Tutuklanan ilaç mümessili Taner Öksüz'ün telefonunun dinlendiğinden habersiz olan Deda, maça çıkmamak için bir doktordan para karşılığı rapor alınması talebinde bulundu. Deda ile Öksüz arasında geçen 28 Mart'taki telefonla görüşmesi soruşturma dosyasına delil olarak konuldu.
Öksüz görüşmede, Deda'ya istediği raporu Elmalı ilçesindeki doktor İ.E.'den alabileceğini söylüyor. Raporun en fazla 9 günlük olmasını isteyen Deda, 10 günlük olursa Burdur'daki resmi maça çıkamayacağını ifade ediyor. Öksüz'ün "Para vereceğiz ha" demesi üzerine Deda da onay veriyor. Bir süre sonra Öksüz, rapor işini hallettiğini söylüyor. Yine Öksüz ile yapılan bir başka görüşmede de Deda, eski hakem olan babası Sadık Deda için de bir rapor almak istiyor. 60 yaşını dolduran babasının maçlarda gözlemcilik görevi üstlenebilmesi için TFF'nin "Seyahat engeli yoktur" raporu istediğini belirten Deda'ya bu raporu nereden alabileceğini soruyor. Doktora gerek olmadığını belirten Öksüz, Deda'dan raporda nelerin yazılı olması gerektiğini öğrenmesini istiyor. Deda, babasına ait kimlik bilgilerini veriyor. Bunun üzerine Öksüz, "Gerek yok doktora, kaşesi olacak değil mi? Ben yazıveririm o zaman" diyor. Bunun üzerine Deda da "Ooooo mis tamam" yanıtını veriyor.

İŞTE O KONUŞMALARDAN Bİ BÖLÜM...

 

Ürolojiden aldım raporu

 

Deda: Abi, izne çıkmadan benim rapor işini halletsek ya...
Öksüz: Ne raporu lan?
C.D.: Demiştim ya gitmeden önce kamp. Kamptayken rapor lazım diye.
T.Ö.: İyi de şimdi mi aranır Cem, Allah aşkına.
C.D.: Ama sen dedin ya 27'sinde ara diye.
T.Ö.: Bugün ayın kaçı?
C.D.: 27'si.
T.Ö.: Adamı sinir ediyosun. Bu saatte arıyorsun olacak şey mi?
C.D.: Ya tamam boş ver ya. Tamam tamam kusura bakma, başkasından hallederim.
T.Ö.: Arama kimseyi, hallettim.
C.D.: Nereyi hallettin?
T.Ö.: Aldım raporunu. Sana kalırsa ooooooo...
C.D.: Anasını satayım. Alacağımıza, arayacağımıza pişman ettin beni zaten.
T.Ö.: Tamam ben senin raporunu ürolojiden aldım. Tamam.
C.D.: Tamam hı, sağ ol abi. İyi bakalım, valla yusuf yusuf attırdın.

 

BİTTİ- BİTTİ- BİTTİ- BİTTİ- BİTTİ- BİTTİ- BİTTİ- BİTTİ- BİTTİ- BİTTİ- BİTTİ

 


Haber okunma sayısı: 7045



Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ANTALYA - HAVA DURUMU

ANTALYA

FOTO GALERİ