• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL

‘Herkese bir Rıdvan Abi şart’

herkese-bir-ridvan-abi-sart

Akdeniz Üniversitesi’nde rektörün seks kasetini çekmekle itham edilen yönetici; Avukatı Rıdvan Yıldız’ın başarılı savunmasıyla görevine dönmeye hak kazanınca “FETÖ/PDY unsurlarıyla mücadele eden herkese bir Rıdvan Abi şart” dedi
17 Şubat 2018 Cumartesi 12:25

 Rektörün kadro vaadiyle bir personele fuhuş teklif ettiği iddialarını içeren videoyu kim çekti!

 

FETÖ’yle mücadele ederken

FETÖ’nün hedefi olmuştu!

 



‘Herkese bir Rıdvan Abi şart’

 

Akdeniz Üniversitesi’nde rektörün seks kasetini çekmekle itham edilen yönetici; Avukatı Rıdvan Yıldız’ın başarılı savunmasıyla görevine dönmeye hak kazanınca “FETÖ/PDY unsurlarıyla mücadele eden herkese bir Rıdvan Abi şart” dedi

 

HABER: Şükrü AĞIRMAN

Açık tanık

Hüsnü Gülez; FETÖ/PDY mücadelesinin adeta sembol ismi oldu. Akdeniz Üniversitesi (AÜ)'nün tutuklu eski Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe hakkında hazırlanan 85 sayfalık iddianamede; üniversitenin personel eski daire başkanı Hüsnü Gülez’in verdiği ifadeler dudak uçuklatmıştı. Gülez 17/25 Aralık 2013’te ve 15 Temmuz 2016’da hain darbe girişiminde bulunan teröristbaşı Fetullah Gülen’in kurduğu FETÖ/PDY (Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması) isimli silahlı terör örgütü soruşturmaları ve bu örgütle mücadele davalarında ‘açık tanık olarak’ devletin yanında, FETÖ’ye karşı tavır almıştı.

 

‘Kumpas’ demişti

Hüsnü Gülez’in verdiği bilgilere savcının iddianamede geniş yer ayırdığı görülmüştü. Gülez, akademisyenlerin yargılandığı birçok FETÖ/PDY davasında da ‘açık tanık olarak’ dinlenmiş, çalıştığı döneme dair tanıklıklarını, yaşadıklarını ve bildiklerini ayrıntılarıyla anlatarak FETÖ ile mücadeleye katkı sunmuş isimlerden biri olarak göze çarpmıştı. Nitekim Akdeniz Üniversitesi’nde 2012-2014 arasında Personel Daire Başkanlığı yapan Hüsnü Gülez, kendisinin üniversiteden atılmasını, çalıştığı dönemde üniversitede etkin olan FETÖCÜ’lerin kumpası olarak değerlendirmişti. İddianamede, bugün FETÖ sanığı olarak yargılanan isimler arasında geçen Bylock yazışmalarında Hüsnü Gülez için “paralel düşmanı” ifadesi geçmesi, daha o dönemde FETÖ ile irtibatlı kişilerin Gülez’den hazzetmediğini ve Gülez’in FETÖ kumpasına uğradığı iddialarını destekler nitelikteydi.

 

Rektörün seks kaseti

Ancak Gülez çeşitli iddialar neticesinde mesleğinden olmuştu. ‘Rektörlük görevini yürütmekte iken Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe’nin, kadro vaadiyle bir personele fuhuş teklif ettiği iddialarını içeren video ve ses kayıtlarını çekip, internet üzerinden servis etmek’ suretiyle şantaj, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek iddiasıyla memurluktan men edilmişti. Bunun öncesinde de; usulsüz işçi istihdam etmek suçuna iştirak iddiasıyla görevin yerine getirilmesinde ayrımcılık yaptığı, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunduğu gerekçe gösterilerek bir yıl kademe durdurma cezası almıştı.

 

Davayı kazandı

Fetö ile mücadele ederken işinden olan, üniversiteden ihraç edilen Gülez nihayet muradına erdi. Gülez, disiplin kararı ve ihraç ile ilgili Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na karşı açtığı davada istinaf yoluna başvurmuştu. Gülez’i davalarda Avukat Rıdvan Yıldız; YÖK’ü ise Avukat Yusuf Ömer Bişkin temsil etti. Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi’nin 2017/2347 Esas No ve 2017/3145 Karar no’lu kararında “…Devlet Memurluğundan çıkarılmasına yönelik olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır” denildi. FETÖ’yle mücadele ederken FETÖ’nün hedefi olan Gülez, bu mahkeme kararıyla görevine dönebilecek. 3 Aralık 2017 günü oy birliği ile alınan karar, tebliğ tarihinden itibaren Danıştay’a 30 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere verildi.

 

Herkese bir Rıdvan abi

Davayı kazanan Gülez avukatını yere göğe sığdıramayarak “FETÖ/PDY unsurlarıyla giriştiğim mücadele sonunda iki defa FETÖ/PDY kapsamında gözaltına alındım. Yanımda sadece birkaç dostum ve en önemlisi avukatım, abim olan Rıdvan Yıldız vardı. Onun bu unsurlarla yaptığım mücadeleye inanması, en zor günlerimde ve tüm gözaltı süresince beni yalnız bırakmaması, en büyük moral kaynağım olmuştur. Yapmış olduğu yerinde savunmalarla birçok kumpasın önüne geçmiş bu yolda benim azimle yürümemi sağlamıştır. FETÖ/PDY unsurlarıyla mücadele eden herkese bir Rıdvan Abi şart” dedi.

 

Yapayalnız bırakıldım

Mahkeme kararını değerlendiren Gülez şöyle konuştu: Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile giriştiğim mücadele sonunda üniversitede yapayalnız bırakıldığımı fark ettiğim zaman artık çok geçti. Tek geçim kaynağım olan memuriyetten ihraç edildim. Üniversitenin Personel Daire Başkanı olarak görev yaptığım 2012-2015 tarihleri arasında FETÖ/PDY terör örgütünün faaliyetlerini ve örgütlenme şekliyle, kadrolaşmak için başvurduğu ahlak dışı uygulamalarını çok iyi bildiğim için hiçbir usulsüz emrini yerine getirmedim. Anayasal düzeni bozmayı amaçlamış bir zümrenin yararını gözetenlerle mücadele ettim. FETÖ/PDY terör örgütü ve bu örgütle anılanlar, şahsıma kurdukları kumpası o denli hukuka uygun gösterdiler ki geldiğim nokta kamudan ihraç oldu.

 

İptal edilen maddeyle ceza verdiler

Kamudan ihracımla ilgili dava konusu işlem, yetki unsuru bakımından da sakat bir işlemdi.  Anayasa Mahkemesi, 14 Ocak 2015 gün ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararıyla 2547 Kanun'un 53’üncü maddesinin (b) bendinin ikinci cümlesini; hangi fiile hangi disiplin cezasının verileceğinin belli olmaması ve takdire bağlı ceza olmayacağı gerekçesiyle iptaline karar vermişti. Hal böyleyken, YÖK açıkça Anayasa’ya aykırı bulunan, iptaline karar verilen kanun maddesine dayanarak, soruşturmamı düzenleyip memuriyetten atılmama karar verdi. Yapılan işlem yetki gaspıydı. Kaynağını Anayasa ve yasalardan almayan devlet yetkisi kullanılamaz. Aksi durum Anayasanın ihlali anlamına gelir, geçirdiğim soruşturmalarındaki tabloda budur.

 

Ailecek çok ağır bedeller ödedik

Bugüne kadar devletimin huzurunu ve anayasal düzenini bozacak hiçbir eylemin içerisinde bulunmadığım gibi bulunmak isteyenlere de asla müsaade etmedim. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, FETÖ/PDY terör örgütü ile mücadele yapın çağrısı üzerine 17/25 Aralık sürecinden sonra amansız bir mücadeleye girişerek, kendiliğinden, müşteki ve tanık sıfatı ile FETÖ/PDY’ye karşı girişilen mücadelede yer almak amacıyla adli mercilere şikayette bulundum. Adli mercilerce müşteki ve tanık sıfatı ile beyanlarım alındı. Antalya’da ilk FETÖ/PDY unsurlarıyla mücadele yapan kişi benim. Yaptığım suç duyuruları, yetkililerin elini güçlendirmiştir. Müşteki olarak vermiş olduğum ifadelerin doğruluğu anlaşılmış ve kamu davası açılmıştır. FETÖ/PDY davalarında açık tanık olarak ifade vermekteyim. FETÖ/PDY’ye karşı giriştiğim mücadelede ailecek çok ağır bedeller ödedik. Üniversitede FETÖ örgütü ile iltisakları oldukları için devletime bildirdiğim unsurlar kendilerini şikayet ettiğimi öğrenince, hakkımda uyduruk ihbarlar yapıyor, iddialar ortaya atıyorlar. Tanık olarak da başka FETÖ’cüleri kullanıyorlar.”

 

İşte o karar

Ünlü ağır ceza avukatı Rıdvan Yıldız’ın savunmalarına geniş yer verilen Konya Bölge İdare Mahkemesi 3.İdari Dava Dairesi’nin 2017/2347 Esas No ve 2017/3145 Karar no’lu 12 sayfalık kararının sonuç bölümünde şu ifadelere yer verildi: “…Davacıya isnat edilen fiilin gerçekleştiği yönünde verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı gibi, davacı hakkında verilen yurt dışı çıkış yasağının Antalya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/10/2017 gün ve E:2017/5890 değişik iş sayılı kararıyla kaldırıldığı, aynı şekilde Antalya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/03/2017 gün ve değişik iş 2017/1569 sayılı kararıyla davacı hakkında verilmiş adli kontrol tedbir kararının da kaldırılmış olduğu, dolayısıyla davacıya isnat edilen ‘özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa ettiği’ yönünde her türlü şüpheden uzak, somut bir delil niteliğinde herhangi bir veri veya bu yönde verilmiş bir yargı kararı bulunmadığı, görüntülerin davacının bilgisi emri ile çekildiği yönünde yapılmış bir tespitin de olmadığı, davacının isnat edilen fiili işleyip işlemediği ancak yapılacak olan, ceza yargılaması sonucunda ortaya çıkacağından, anılan ceza soruşturmasının sonucu beklenilmeden davacıya isnat edilen fiili işlediğinin sübuta erdiğinden bahsedilemeyeceği gibi, yukarıdaki açıklamalar ışığında davacıya atfedilen söz konusu fiilin, niteliği değerlendirildiğinde disiplin hukuku açısından, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici davranış niteliğinde olmadığı, dolayısıyla eylemin 657 sayılı kanunun 125/E-g maddesi kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığından davacının mezkur madde uyarınca Devlet Memurluğundan çıkarılmasına yönelik olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.”


Haber okunma sayısı: 994



Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

ANTALYA - HAVA DURUMU

ANTALYA

FOTO GALERİ