• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL

Antalya’dan müdahil oldular

antalyadan-mudahil-oldular

Antalya’dan bazı önemli isimler, FETÖ/PDY terör örgütünden yargılanan eski Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal’ın Antalya’da savcı olduğu dönemde cemaat kumpaslarıyla mağdur edildiklerini belirterek Şanal’ın davasına müdahil olmaya başladı
29 Temmuz 2018 Pazar 17:17

Şanal yargılanmaya başlandı

Mağdurlar harekete geçti

 

Antalya’dan müdahil oldular



 

Antalya’dan bazı önemli isimler, FETÖ/PDY terör örgütünden yargılanan eski Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal’ın Antalya’da savcı olduğu dönemde cemaat kumpaslarıyla mağdur edildiklerini belirterek Şanal’ın davasına müdahil olmaya başladı

 

 

Mağdurlar müdahil olacak

CHP’li İlhan Cihaner’i, Erzincan Başsavcısı olduğu dönemde gözaltına aldıran eski savcı Osman Şanal’a FETÖ üyeliğinden dava açılmıştı. İddianamede Şanal’ın kardeşlerinin ByLock kullanıcısı olduğu da vurgulanmıştı. Kumpasçı olduğu ileri sürülen eski savcı hakkındaki iddianame Şubat 2018 tarihinde tamamlandı. Davası görülmeye başlandı. Antalya’da da bir süre görev yapan Şanal hakkındaki dava sonrası kentten bir çok isim de mağdur olduklarını ileri sürerek davalara müdahil olma isteminde bulunmaya başladı. Tutuklattırdığı çeşitli mesleklerden ünlü isimler müdahillik talebinde bulunmak için tek tek dilekçe yazmaya başladı. Bunların arasında siyasiler, bürokratlar, memurlar, gazeteciler, hukukçular, esnaf odalarının başkanları gibi çeşitli meslek mensuplarının yer alabileceği öne sürüldü.

 

Cihaner’i gözaltına almıştı

Bir dönem Erzurum’da görevli olan eski Savcı Osman Şanal; Erzincan Cumhuriyet eski Başsavcısı, CHP Milletvekili İlhan Cihaner’e yönelik operasyonla gündeme gelmişti. Özel yetkileri olan Şanal, Şubat 2010’da Cihaner’i makam odasını basarak gözaltına aldırmıştı. FETÖ üyeliğinden açılan davanın iddianamesinde Şanal için, “Erzurum’da hukuka aykırı iş ve işlemler yaptığı, soruşturmalar yürüttüğü, kişileri ByLock kullanıcısı olduğu gerçek dışı beyanlar vermeye zorladığı” değerlendirmesi de yapıldı. Şanal’ın yanı sıra, iki erkek kardeşinin de ByLock programı kullandığı anlatılan iddianamede, “Şüphelinin Fetullahçı silahlı terör örgütünün ideolojisini, amaçlarını, faaliyetlerini benimsediği ve örgüt hiyerarşisi içinde hareket ettiği” vurgulandı. Savcı Şanal, dönemin Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in tutuklanmasına kadar giden soruşturma ile adını Türkiye’ye duyurdu. Dönemin Özel Yetkili Erzurum Cumhuriyet Savcısı Şanal, 2010 yılında beraberinde Terörle Mücadele ekipleriyle, İsmailağa Cemaati’ne yönelik soruşturma başlatan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in makam odasında arama da yapmıştı. Başsavcı Cihaner’in terör örgütü üyesi olmakla suçlandığına ilişkin mahkeme kararı aldıran Osman Şanal, tartışmalı biçimde gözaltı işlemi başlatmıştı.

 

Antalya’ya atanmıştı

Savcı Osman Şanal 2011 yılında HSYK’ca özel yetkisi kaldırılarak Antalya Cumhuriyet Savcılığı’na atandı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ı 3 buçuk saat süreyle sorgulayan isim Antalya Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal’dı. Şanal o dönemde Antalya’da bazı avukatları, meslek odası başkanlarını, yöneticilerini, gazetecileri, bazı siyasi isimleri, belediye çalışanlarını, memurları, bürokratları çeşitli suçlardan ifadeye çağırdı, gözaltına aldırdı veya tutuklattırdı. Osman Şanal Antalya Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaparken 2013’ün Haziran ayında Gezi eylemleri sırasında gözaltılar oldu. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatlar Nusret Gürgöz, Evrim Çelik ve Özge Kurşun, Şanal’ın polise verdiği talimat üzerine meslektaşlarıyla görüştürülmedi. Avukatlar, Şanal hakkında, ‘görevi kötüye kullanma, görevli memura mukavemet ve hürriyetten yoksun bırakmak’ suçlarından soruşturma açılması istemiyle Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Şanal’ın ismi, darbe girişimi sonrası FETÖ’den tutuklanan Antalya’daki Akdeniz Üniversitesi (AÜ) eski Rektörü İsrafil Kurtcephe’nin ifadelerinde de geçti. Bahse konu davada Kurtcephe’nin, İsrail’in isteği üzerine sebze tohumu üretimini durdurduğu iddia edilmişti. Eski Rektör Kurtcephe’nin sorgulamalarda verdiği ifadeler içerisinde dönemin Antalya Cumhuriyet Savcısı olan ve halen FETÖ’den tutuklu bulunan Osman Şanal ile sorun yaşadığı, bunu çözmesi için örgütün firari Antalya İl İmamı Hasan Tarık Şen’den yardım istediği yer aldı. Kurtcephe’nin, Şen ile birlikte ABD’ye FETÖ elebaşını ziyarete giderken uçakta, “ ‘Savcı Osman Şanal benimle çok uğraşıyor. Üniversite ile ilgili çok sayıda soruşturma açıyor. Bu konu ile ilgilenebilir misiniz’ dedim. O da ‘İlgileneceğim' şeklinde cevap verdi’ ” demesi sonrası terör örgütünün üniversite olan ilişkisi de yine ortaya çıkmıştı.

 

Kamikaze savcı

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından Şanal görev yaptığı Bolu Düzce’de gözaltına alındı. Bağlı olduğu ilin bölge adliye mahkemesinde yargılaması yapıldığı için Şanal halen Ankara’da yargılanıyor. Şanal; liderliğini Fetullah Gülen’in yaptığı Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması isimli (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016’da ülkemizde darbe girişiminde bulunan terör örgütüne üye olmak suçundan 7 buçuk yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor. 12 Temmuz 2018 günü Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesindeki son duruşmaya, İlhan Cihaner ve avukatı, eski MİT Erzincan personeli Sadri Barkın İnce’nin avukatı ve sanık avukatı katıldı. Şanal’la, tutuklu bulunduğu Düzce Cezaevi’nden telekonferans sistemiyle bağlantı kuruldu. Cihaner, ‘bu sanığın mensubu olduğu örgütün eylemleri nedeniyle tutuklandığını’ ancak sonuçta beraat ettiğini belirtti ve davaya katılma talebinde bulundu. İlhan Cihaner’in avukatı Turgut Kazan da FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in, Cihaner için ‘Yok mu onu alacak bir babayiğit’ dediğini, Şanal’ın ise o talimatı emir sayıp, müvekkilini tutuklattığını ifade etti. Cihaner daha önce Şanal için ‘kamikaze savcı’ ifadesini de kullanmıştı.

 

Şanal iddiaları yalanladı

Katılma taleplerine ilişkin beyanı sorulan Şanal ise “Yasanın ve anayasanın verdiği görevleri yerine getirdim. Hiçbir dayanağı olmayan, tamamen hayali, senaryodan ibaret ithamları reddediyorum. İlhan Cihaner’in beraat ettiği dosyanın bu dosyayla ilgisi yok. Asla kabul etmediğim terör örgütü üyeliği suçlamasının muhatabı devlettir, kişiler değildir. 2009-2010’da hasbelkader yürüttüğüm bir görev nedeniyle beni FETÖ ile ilişkilendirmeleri ve suçlamaları kabul edilemez. Masumiyet karinesini çiğneyerek, beni FETÖ’cü ilan ettiler. Buraya mahkemenizi baskı altına almak için gelmişler. Ben FETÖ’cü değilim, hiç kimseden emir almadım. Kötü bir şey yapmadım. Ben yanlış bir insan değilim, terörist asla değilim” dedi. Savcı, Cihaner ve İnce’nin sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görme ihtimalleri bulunduğundan davaya katılma taleplerinin kabulünü istedi. Mahkeme heyeti ise katılma taleplerini içeren dilekçelerin sanığa tebliğine, katılma taleplerinin gelecek celse değerlendirilmesine ve bazı kişilerin tanık olarak dinlenmeleri için işlem yapılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

 

Yargılama Ankara’da

Bir dönem iddianameler hazırlayan Şanal’ın yargılandığı iddianamesinde ise Düzce cumhuriyet savcısıyken FETÖ ile irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edildiği vurgulanıyor. ByLock tespiti yapılan Şanal’ın iddianamesi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlandı. Soruşturma numarası 2017/63645, esasa numarası 2018/6917, iddianame numarası 2018/2021 olan iddianame 6 Şubat 2018 tarihinde 16.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına sunuldu.

 

Hangi suçtan yargılanıyor

Davacısı kamu hakkında olan iddianamede darbeden bir gün sonra, 16 Temmuz 2016 günü gözaltına alınan Şanal’ın 18 Temmuz günü tutuklandığı, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ise ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği bilgisi yer alıyor. Şanal; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/1 maddesi yollaması ile Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 53/1, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1 maddelerinden yargılanıyor.

 

Deliller neler

HSYK ihraç kararları, Bylock ile ilgili hakimlik kararları, Bylock’un genel yapısına dair teknik rapor, açıklamalar, üst yazı, gizli tanık ve itirafçı beyanları, kolluk müzekkereleri, arama, el koyma kararları ve tutanakları, yakalama, gözaltı ve varise tutuklama kararları ile tutanakları, adli emanet makbuzları, şüpheli ifadesi (22 Şubat 2017 tarihli ek ifadesi de dahil.), hakimlik sorgusu, şüpheli ile ilgili ifade tutanakları, bylock tespit ve değerlendirme tutanağı, HTS raporu, imaj alma ve içerik çıkartma raporu, bir kısım dijital ve kopyaları ile ele geçen mektup ile ajandanın incelenmesi talepli yazılan yazılar, HSYK’nın idari mahiyetteki kararları, nüfus ve adli sicil kayıtları, tüm soruşturma kapsamı, dosyada delil olarak yer aldı.

 

Önceki görev yerleri

Sanık Şanal’ın önceki görev yerleri iddianamede sırasıyla ve aynen ‘Başmakçı CS 13/08/1999, Başmakçı Asker Ayr. CS 20/11/1999, Başmakçı Asker Bşk CS 08/08/2000, 5 Arpaçay CS 18/07/2003, 3 Türkoğlu CS 06/07/2004, 1 Erzurum CS 10 08/2007, 1 Antalya CS 13/08/2011, 1 Konya CS 03/03/2014, 1 Düzce CS 15/07/2015’ ifadeleriyle yer alıyor.

 

Hem ADSL’den hem cepten Bylock

Şüpheli Osman Şanal’ın, Düzce savcısı olarak 39700 sicil numarası ile görev yaparken FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğunun sabit görülmesi nedeniyle 23 Temmuz 2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3’üncü maddesine dayanılarak HSYK Genel Kurulu tarafından 24 Ağustos 2016/426 tarih/sayılı karar ile meslekten çıkarıldığı ve bu kararın 29 Kasım 2016 günü kesinleştiği anlatılan iddianamede; 0506 447 55 55 numaralı telefon ve 7679373 ADSL numaralı internet üzerinden 35341506812123 IMEI numaralı cihaz ile bylock kullandığı da belirtiliyor.

 

Oğlunun ismini kullanmış

İddianamede, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından Bylock içeriklerini çözümleme çalışmaları neticesinde düzenlenen bylock tespit ve değerlendirme tutanaklarında kullanıcı adının mrtsnl18756 olduğu, şifresinin Ak27Mk74## olduğu, Hatay ili Kırıkhan ilçesi Yayladağı nüfusuna kayıtlı olan1972 doğumlu şahsın, sistemde kullanıcı adını oluştururken oğlu Murat Şanal isminin kısaltmasını kullandığı da yer alıyor. Ailesinden erkek kardeşleri Süleyman ve Ali Şanal’ın örgütün kripto haberleşme sistemi ByLock’un abone listesinde olduğu belirtilen iddianamede; “Cumhuriyet Başsavcılığımızca düzenlenen 02.01.2018 tarihli güncel bylock yazısında; şüphelinin bylock kullanıcısı olduğunun belirtildiği, şüphelinin kullanıcı adını, oğlunun isminden oluşturması, ele geçen cep telefonuna ait 1ME1 numarası ile bylock kaydı çıkan cihazın 1ME1 numarasının aynı olması nedenlerinden dolayı, şüphelinin bylock programını örgütsel bir araç olarak örgütün talimatı ile kullandığının görüldüğü, HTS analiz çalışmaları neticesinde düzenlenen 03.04.2017 tarihli raporda; şüphelinin kullandığı 506 447 55 55 numaralı telefon ile FETÖ/PDY örgütü ile iltisaklı ‘Kimse Yok mu Derneği’ ile 43 defa iletişime geçtiği, haklarında FETÖ kapsamında soruşturma yürütülen bir kısım kişilerle görüşmesinin bulunduğu ancak bu kişilerin genellikle yargı ve emniyet mensubu olduğu ve örgütün üst düzey yöneticisi olduklarına dair de bir tespite yer verilmediği” ifadeleri göze çarpıyor.

 

‘Aranızda onu alacak babayiğit yok mu?’

İddianamede belki de en çarpıcı kısım, İlhan Cihaner ile ilgili. Bu durum “…Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Cumhuriyet Savcısı Metin Özyurt’un şüpheli sıfatıyla alınan 18 Ekim 2016, 1 Kasım 2016 ve 16 Kasım 2016 tarihli ifadelerinde özetle; Yargıtay’a seçilen 160 kişilik üye seçiminde Erzincan Ergenekon’unda ve 17-25 Aralık sürecine örgüt lideri Fetullah Gülen’in bizzat müdahil olduğunu, seçilecek tüm üyelerin cemaat/ örgüt mensubu olması gerektiğini bizzat istediğini; Erzincan Ergenekon Kumpası’nda İlhan Cihaner’in alınmasına ilişkin ‘Aranızda onu alacak babayiğit yok mu’ ibaresini bizzat kendisinin kullandığını, bu amaçla şüphelinin seçildiğini, cesaretli birisi olduğunu, staj döneminde ihalelere girebilecek kadar cesaretli olduğunu, şüphelinin özellikle seçildiğini beyan ettiği…” ifadeleriyle iddianamede yer aldı.

 

‘Sıkıntı yok’ ifadesi!

İddianamede; Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli Şanal’ın “Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan tutuklu ve hükümlülerin talep ve sorunlarının dinlendiği sırada ilgilinin görevli savcıya meramını anlatırken elini göğüs kısmına koyarak kendisi ile aynı koğuşta ve infaz kurumunda kalmakta olan ve aynı işi yapmakta olan diğer tutuklu şahıslar

ile haklarında yürütülmekte olan soruşturma kapsamında üzerlerine atılı suçu kastederek ‘Biz konumumuzu kabul ediyoruz, sıkıntı yok, ancak bu kadar mı kötüyüz biz; kâğıt, kalem, çorap vb ufak isteklerimiz olmasına rağmen bu isteklerimiz dahi karşılanmamaktadır, ben 15 gün hücre cezası aldım ve hücrede kaldım, yine aynı şekilde iki tane Cumhuriyet Savcısı arkadaşım hücre cezası aldı ve hücrede kalmakta, biz bunları hak etmiyoruz, ben halen devletin savcısıyım” şeklinde sözler söylediği belirtilerek 15 Kasım 2016 tarihli tutanak tutulduğu da belirtildi. Şanal’ın @savcisanal isimli 2014 yılında sosyal medyada açtığı twitter hesabında da büyük harflerle ‘SIKINTI YOK’ yazıyor.

 

Kumpaslar da anlatıldı

İddianamede kişilerin kumpaslarla nasıl tanıklık yapılmasının sağlandığı, cemaatin kripto elemanı olan isimler, basit bir yemeğin nasıl darbe planlaması gibi gösterildiği, İrticayla Mücadele Eylem Planını hazırladığı öne sürülen isimlere nasıl kumpas yapıldığı, bazı şahısların gizli tanık olarak ifadelerinin alındığı, gerçek olmayan beyanlarda bulunmalarının sağlandığı, hastaneye götürülerek MR ve tomografileri çekilen bir grup korucunun PKK’lı teröristler olarak gösterilmek istendiği, kod adı ‘Munzur’ olan bir ismin İlhan Cihaner’e gidip ifade verdiği, soruşturma açıldığı, Şanal’ın ise bu durumu öğrenmesi üzerine bu şahsı Erzurum’a aldırarak, İlhan Cihaner tarafından zorla ifade alındığı yönünde yeni bir ifade verdirerek İlhan Cihaner hakkında ikinci bir soruşturma başlatıldığı, Erzurum Özel Yetkili Savcısı olduğu dönemde Şanal’ın, Reyhanlı’da bulunan 17 adrese ilişkin olarak Erzurum Özel Yetkili Mahkemesinden aldığı arama ve gözaltı kararlarına istinaden gerekli işlemlerin yapılması için Reyhanlı Emniyeti’ne müzekkere yazdığı, işlemin usulsüz olduğu, Reyhanlı’nın özel yetkili olarak Adana Bölgesine bağlı olunduğu, eğer bir talimat gelecekse Adana’dan gelmesi gerektiği de anlatılıyor. Tüm bu suçlamalara karşın şüpheli Şanal iddianamede, Cumhuriyet Başsavcılığında müdafii huzurunda alınan ifadelerinde ve Sulh Ceza Hakimliği’ndeki sorgusunda özetle, kendisinin ve eşinin FETÖ/PDY örgütü ile irtibatlarının olmadıklarını, bir dönem Erzurum’da özel yetkili savcı olarak çalıştığını, 506 447 55 55 numaralı telefonu kendisinin kullandığını, bylock tespitini kabul etmediğini, örgüte ait Bank Asya kurumuna herhangi bir para transferinin olmadığını beyan etti.

 

Sonuç bölümünde suçu anlatıldı

İddianamenin sonuç bölümünde “Şüpheli hakkındaki beyanlar, ByLock kullandığına dair yapılan tespit, FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle HSYK tarafından verilen meslekten çıkarma kararı ve tüm soruşturma kapsamında elde edilen deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Düzce savcısı olarak görev yaparken örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen şüphelinin, Fetullahçı silahlı terör örgütünün ideolojisini, amaçlarını, faaliyetlerini benimsediği, örgüt hiyerarşisi içinde hareket ettiği, örgütün talimatı ile özel yetkili olarak görev yaptığı Erzurum’da hukuka aykırı iş ve işlemler yaptığı, soruşturmalar yürüttüğü, kişileri gerçek dışı beyanlar vermeye zorladığı, örgüt üyeleri arasında kullanılan gizli ve şifreli haberleşme programı ByLock’u, örgütsel bir araç olarak ve örgütün talimatıyla kullanarak örgütle organik bağ kurduğu, örgütün yargı yapılanması içinde yer aldığı, şüpheli savunmasında ByLock kullanmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini belirtmiş ise de hakkındaki beyanlar ile bylock tespitinin bu savunmayı doğrulamadığı ve anılan silahlı terör örgütünün üyesi olduğuna dair kamu davasını açmaya yetecek derecede yeterli şüphenin bulunduğu anlaşılmıştır” denilerek cezalandırılması, cezasının yarı oranında artırılması, ‘örgüt mensubu suçlu tekerrür’ hükümlerinin uygulanması, belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin alacağı cezadan mahsup edilmesi isteniyor.

 

OSMAN ŞANAL KİMDİR?

2010 yılında Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’in makamında gözaltına alınması talimatını veren Osman Şanal, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından tutuklanmıştı. CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner ve Emekli Orgeneral Saldıray Berk’in de aralarında bulunduğu 14 sanığın ‘Ergenekon terör örgütü üyeliği’ suçundan yargılandığı davada, Cihaner’in makamında gözaltına alınması uzun süre konuşulmuştu. Cihaner, makamında gözaltına alınan ilk başsavcı olarak biliniyor. 2010 yılında başlayan davada sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş ve mahkeme, sanıkların üzerilerine atılı suçları işlediklerinin sabit olmadığını belirterek ‘Ergenekon Terör Örgütü Üyeliği’ suçundan açılan soruşturma ve kovuşturma evresinde hukuka aykırı eylem ve işlemleri nedeniyle başta savcılar Osman Şanal ve Taner Aksakal olmak üzere yargı mensupları ile kamu görevlileri hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) suç duyurusunda bulunulmasına hükmetmişti. Şanal, tüm hukuksuzluklara rağmen darbe girişimine değin savcılığa devam etmiş, bu da tartışma konusu olmuştu.

 

FOTOALTI:

İddianamede, Şanal’ın 15 Kasım 2016’da Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu ve hükümlülerin talep ve sorunları dinlenirken haklarında yürütülmekte olan soruşturma kapsamında üzerlerine atılı suçu kastederek “…Biz konumumuzu kabul ediyoruz, sıkıntı yok…” ifadeleri yer almıştı. Şanal’ın @savcisanal isimli 2014 yılında sosyal medyada açtığı twitter hesabında da büyük harflerle ‘SIKINTI YOK’ yazıyor.


Haber okunma sayısı: 698



Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

ANTALYA - HAVA DURUMU

ANTALYA

FOTO GALERİ